Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde güvenlik görevlisi olarak 01/07/2007 yılından Ağustos 2011'e kadar çalıştığını, davacının hafta sonlarında ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına rağmen bu alacakları ile fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, sigorta günlerinin eksik gösterildiğini sonradan öğrendiğini,iş sözleşmesini haklı feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai, yıllık izin ile genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, dava dilekçesinin davalı kısmında ... & ... Özel Güv. Ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti. yazdığını, böyle bir firmanın olmadığını, şirketlerin ayrı şirketler olduğunu, husumet yönünden davanın reddi gerektiği, davacının kendisinini işi bırakması nedeni ile kıdem tazminatı hakkının olmadığını, 27.07.2011 tarihinde son çalıştığı ... Güv. Şirketi'ne istifa dilekçesi verdiğini, kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceğini,tüm hak ve alacaklarının ödenmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının istİfa etmek suretiyle iş sözleşmesini feshettiği,davalılar arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava dilekçesinde davalı “...&... Özel Güvenlik ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti.” olarak gösterilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda karar başlığında aynı şekilde davalı adına yer verilerek hüküm altına alınan işçilik alacaklarının “davalıdan” tahsiline karar verilmiştir.
Dosyaya davalılar vekili vekaletname ve cevap dilekçesi sunmuş esasen işyerinde “... Özel Güvenlik ve Eğitim Hiz. Ltd. Şti.” ve “... Güvenlik Eğitim ve Koruma Hiz. Ltd. Şti.” olarak iki ayrı işverenin bulunduğu tespit olunmuştur.

Mahkemece her iki davalının karar başlığında ayrı ayrı gösterilmemesi ve aralarındaki organik bağ sebebiyle her iki davalı yönünden birlikte sorumluluğa dair karar verilmemesi hükümde belirsizlik ve infazda tereddüt yaratacağından hatalıdır.

3- Davacının fazla mesai ücret alacağı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
6100 sayılı HMK.nın 25. maddesinde "kanunda öngörülen istisnalar dışında hakim iki tarafın söylemediği vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz.", devamı 26. maddesinde de "hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır." düzenlemeleri mevcuttur.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının haftanın 5 günü ve günde 12 saat çalıştığını belirtmiş, davalı vekili davacının fazla mesai yapmadığını ileri sürmüştür.
Ancak Mahkemece dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının haftanın 6 günü günde 8 saat çalıştığı, diğer haftanın 6 günü 16 saat çalıştığının kabulü doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Oysa, davacı dava dilekçesinde çalışmasının haftanın 5 günü ve günde 12 saat olduğunu belirtmiştir.
Mahkeme, davacının dayandığı bu vakıalarda davacının talebiyle bağlı olduğuna göre; talep aşılmaksızın davacının dava dilekçesindeki beyanları ile bağlı kalınarak davacının fiilen çalıştığı günde 12 saatlik çalışma süresine yönelik kabulü karşısında maddi vaka ile bağlılık ve taleple bağlılık kuralı gereğince günde 12 saatlik çalışma olgusunu aşacak şekilde hesaplama yapılarak hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.