Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan suçtan zarar gören vekilinin 5271 sayılı CMK'nun 260/1. maddesine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suçtan zarar gören Adalet Bakanlığının yokluğunda verilen kararın kanun yoluna başvurma şeklinin usulüne uygun bildirildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yoklukta verilen ve 23/12/2019 tarihinde usulüne göre tebliğ edilen kararı, CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra, 03/01/2020 tarihinde temyiz eden suçtan zarar gören ... vekilinin süresinde olmayan temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2) Sanığın kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
3) Sanığın genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesine gelince;
...Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda geçici odada kalmakta iken battaniyeyi gazete parçaları ile tutuşturarak yakması şeklinde gerçekleşen eyleminin yakarak kamu malına zarar verme ve genel güvenliği kasten tehlikeye sokmak suçlarını oluşturduğu, TCK’nun 44. maddesinde düzenlenen fikrî içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren fiilden hüküm kurulması gerektiği, buna göre de sadece TCK’nun 152/1-a ve 152/2-a madde ve fıkrasında tanımlanan yakarak mala zarar verme suçundan dolayı cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, ayrıca genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da sanık hakkında mahmumiyet hükmü kurulmak sureti ile fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.