Taraflar arasında görülen davada Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.03.2019 gün ve 2019/19 - 2019/72 sayılı kararı onayan Daire'nin 24.06.2020 gün ve 2019/4868 - 2020/3134 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili asıl dosyada; davacının kömür satışı karşılığı Yusuf Güney-Arı Ticaret'ten çek aldığını, bu çekin Yapı Kredi Bankası Zonguldak Şubesi 625368 nolu hesaba yönelik 0102066 nolu olup 25/03/2005 tarih ve 150.000,00 TL bedelli olarak ... adına düzenlenerek davacıya verildiğini, ancak çekin davacının elindeyken bilinmeyen bir şekilde kaybolduğunu, davacının çekin yetkili hamili olduğunu iddia ederek çekin iptaline karar verilmesini,birleşen 2007/230 esas sayılı dosyada ise; mahkemenin işbu çekin iptali amacıyla açılan dava dosyasında TTK uyarınca istirdat davası açmak için kendilerine süre verildiğini, müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğunu, bankaya vermek üzere imzalamış şekilde yedinde bulundurmakta iken çekin kaybolduğunu,çekte davacıya ait imzanın davalıya ciroyu, çekteki hakkı temlik içermediğini, 3. şahıs davalı ile davacının hiçbir hukuki ve fiili bağı, tanışıklarının bulunmadığını, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bu çekin keşidecisi olmadığını, bahsi geçen banka hesabının kendisine ait olmadığını, bu nedenle çeke ödeme yasağı koyduramayacağını, çekin menfi tespitini veya çek yerine kaim olacak karar istenebileceğini, ancak çekin kayıp olmadığını, davacının bu çeki davalıya aralarındaki para alışverişinden dolayı verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, çek iptali davası yönünden verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, menfi tespit ve istirdat davasının reddine, davacının ihtiyati tedbir ve ödeme yasağı koydurmasında kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 02/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.