Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ... ... ve ... ...’dan kalan taşınmazların intikal işlemlerini yapması için kardeşleri ...’nin eşi olan davalı ...’ü vekil tayin ettiklerini, ancak vekilin vekâlet görevini kötüye kullanarak babalarından intikal eden ... parsel sayılı taşınmazdaki ... nolu bağımsız bölüm ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki payları el ve işbirliği içinde olduğu eşi diğer davalı ...’ye düşük bedelle satış suretiyle devrettiğini, zarara uğradıklarını, ... ada ... parselin ... ada ... parsel sayılı taşınmazla tevhid edilerek ... ada ... parsel sayılı taşınmazın oluştuğunu, ... parsel sayılı taşınmazda kat irtifakı kurularak ..., ..., ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin 1/2’şer paylı olarak ... ile dava dışı ... ... adına tescilinden sonra ... ...’ın ... ve ... nolu bağımsız bölümlerdeki paylarını, ...’a ait ... ve ... nolu bağımsız bölümlerdeki paylarla takas yapılması nedeniyle ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin tamamının ... adına kayıtlı hale geldiğini ileri sürerek, ..., ... ve ... nolu bağımsız bölümlere ait tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, mirasbırakan ...’in ... parsel sayılı taşınmazını miras paylarının karşılığı olarak davacılara devrettiğini, bu nedenle davacıların da diğer taşınmazlardaki miras paylarının ...’a devredilmesi için Şengül’ü vekil tayin ettiklerini, verilen vekaletnameye uygun hareket edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “ ‘…Mahkemece, vekâlet görevi kötüye kullanılarak taşınmazların temlik edildiği iddiası bakımından hükme yeterli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan ilke ve olgular uyarınca araştırma ve inceleme yapılması, taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsizdir.. " gerekçesiyle bozulmuş bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar ... ve ... vekili tarafından duruşma istemli, davacı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla duruşma günü olarak saptanan 09.01.2020 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden davacılar ... vd.vekili Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilenler vekili için 2.540.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edenlerden alınmasına ve aşağıda yazılı 25.20 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ...'dan, 25,20 TL bakiye onama harcının da davacılar ... ve ...dan alınmasına, 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi - E. 2016/14971 - K. 2020/121
Yargıtay Kararı
Künye Bilgileri
| Daire | 1. Hukuk Dairesi |
| Esas No | 2016/14971 |
| Karar No | 2020/121 |
| Karar Tarihi | 09.01.2020 |
Karar Metni
"İçtihat Metni"