Mahkûmiyet

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın temyiz isteği; Birliğe giriş kaydının 08.00 olduğuna, bu durumun kameralardan tespit edilebileceğine ve askerliğe elverişsizlik raporu bulunduğundan beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

Bilecik 9. Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı'nda askerlik hizmetini yapan sanığın 12.12.2016 tarihinde yıllık izne gönderildiği, iki günlük yol izniyle birlikte 19.01.2016 tarihinde birliğine dönmesi gereken sanığın bu tarihte izinden dönmediği ve 27.12.2016 tarihinde kendiliğinden Birliğine döndüğü anlaşılmıştır.

Sanık hakkında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında özetle; izindeyken intihara kalkıştığını, bu sebeple süresinde Birliğine katılamadığını beyan etmiştir.

Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'nin 17.05.2017 tarihli ve ... sayılı raporu ile sık tekrarlayan uyum bozukluğu tanısıyla sanığın askerliğe elverişli olmadığına karar verilmiş ise de, aynı hastanenin düzenlemiş olduğu ek raporda sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığının bilgisi verilmiştir.

Konak Askerlik Şubesi'nin 30.12.2019 tarihli yazısına göre sanığın eylemine konu olan yıllık iznini 2 günlük yol izniyle birlikte kullanması nedeniyle başkaca yol izninin olmadığı bildirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından, sanığa atılı suçun oluşumu için gerekli sürenin geçmediği ve suçun maddi unsurunun oluşmadığı kabul edilerek, sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık bakımından suçun maddi unsurunun gerçekleştiği, sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihini kapsamadığı ve savunmasında ileri sürdüğü mazeretlerin askerlik hizmetine üstün sayılabilecek bir nitelik taşımadığı hususları bir arada değerlendirilerek, ilk derece Mahkemesinin beraate ilişkin hükmünün kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği belirlenmiştir.

Askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazereti olmaksızın Birliğine süresinde katılmayan ve suç tarihi itibarıyla askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın atılı suça konu eyleminin 1632 sayılı Kanun'un 66/1-b maddesinde düzenlenen izin tecavüzü suçuna vücut vermesi karşısında; Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bilecik 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.