İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve şerh terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

1955 yılında yapılan kadastro sonucu, Yalova ili Altınova ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 1030,1054 ve 1092 parsel sayılı taşınmazlar, 2510 sayılı İskan Kanunu'na (2510 sayılı Kanun) göre oluşturulan 1942 tarihli ve 46,47 ve 60 numaralı tapu kayıtları uygulanmak sureti ile dava dışı kişiler adına tespit ve tescil edilmiş bilahare satış sureti ile davalı ... adına tescil edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu'nun (3116 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında keşinleşen orman kadastrosu, 22.03.2013 tarihinde ilan edilip kesinleşen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.

Davacı ... vekili, 02.05.2013 havale tarihli dava dilekçesi ile davacı adına kayıtlı olan 1030,1054 ve 1092 parsel sayılı taşınmazların ormanla ilgisi olmadığı halde, 2013 yılında yapılan orman kadastro çalışması sonucunda orman sınırı içine alındığını belirterek, taşınmazların orman sınırı dışına çıkarılması istemiyle dava açmış, davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili de 31.05.2013 tarihli karşı dava dilekçesi ile taşınmazların kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı iddiasıyla, tapu kayıtlarının iptali ile orman olan bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, Kadastro Mahkemesince davanın reddine, karşı davanın tefrik edilip orman kadastrosuna itiraz davasının sonucuna göre tapu kaydının iptaline ya da iptal edilmemesine karar verme görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmekle, Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıdaki esasında yargılamaya devam edilmiştir.

Yalova Kadastro Mahkemesinin 10.06.2015 tarihli ve 2013/132 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca 1030 nolu parselin (A) rumuzlu 3.039,26 m2'lik kısmının şeftali bahçesi olduğu, 3302 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, (B) rumuzlu 295,72 m2 kısmının orman olduğu, (C) rumuzlu 5,02 m2'lik kısmının orman olduğu, 1054 nolu parselin (A) rumuzlu 28,91 m2'lik kısmının orman olduğu, (B) rumuzlu 1.071,19 m2'lik kısmının kivi bahçesi, 2/B ve tarım alanı olduğu, 1092 nolu parselin (A) rumuzlu 135,09 m2 lik kısmının orman olduğu, (B) rumuzlu 884,91 m2'lik kısmının kivi bahçesi, 2/B ve tarım alanı olduğu, 40 nolu Orman Kadastro Komisyonu çalışmasının bu parseller için doğru olduğu gerekçesi ile kayıt maliki ... tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davasının reddine ilişkin kararın Yargıtay denetiminden geçerek 11.07.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen Kadastro Mahkemesi kararında orman olduğu belirtilen kısımlar yönünden davalılar adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazların tahdit tarihine kadar tapu kaydına güvenerek tapu kayıt malikleri tarafından kullanılmış olduğu, Yargıtayın emsal içtihatları ile hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına göre men-i müdahale taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu parsellerden 1030 parsel üzerinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen alanda Botaş lehine irtifak bulunduğu anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, men'i müdahaleye ilişkin davanın reddine, 1030 parsel sayılı taşınmazın 29.03.2015 tarihli bilirkişi heyeti rapor ve krokisinde B rumuzu ile gösterilen 295,72 m2 ve C rumuzu ile gösterilen 5,02 m2'lik kısımlarının tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu parselde 11.06.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda B rumuzu ile gösterilen alandaki 3. kişi ya da kurumlar lehine olan takyidatların karar kesinleştiğinde kaldırılmasına, 1054 parsel sayılı taşınmazın 29.03.2015 tarihli bilirkişi heyeti rapor ve krokisinde A rumuzu ile gösterilen 28,91 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1092 parsel sayılı taşınmazın 29.03.2015 tarihli bilirkişi heyeti rapor ve krokisinde A rumuzu ile gösterilen 135,09 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile eylemli orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, karara karşı davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden Kanuna aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davalıların istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince reddine karar verilmiş, bu kez davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi ve şerh terkini istemlerine ilişkindir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...Ş. vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.