HÜKÜMLER: Beraat

Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2014 tarihli ve 2013/222 Esas, 2014/390 Karar sayılı kararının, mağdure vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Kovuşturma aşamasında on sekiz yaşını dolduran mağdurenin yapılan tebligata ve zorla getirme kararına rağmen duruşmaya gelerek şikayet ve katılma talebinde bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında baroca atanan vekilinin katılan mağdure vekili sıfatı bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.