İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2019 tarihli ve 2018/272 Esas, 2019/240 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının e bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.09.2019 tarihli ve 2019/1527 Esas, 2019/1514 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.11.2021 tarihli bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle (aleyhe):

1.Sanığın örgütle irtibat ve iltisakı nedeniyle görevinden ihraç edildiğine,

2.Sanığın KHK kapsamında kapatılan Bafra Sanayici İşadamları Derneği'ne (BASİAD) üye olduğuna,

3.Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden organik bağının bulunduğuna,

4.Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,

5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle:

1.Sanığın CMK m. 223/2- a veya b bentlerine göre beraatine karar verilmesi gerektiğine,

2.Sanığın Bank Asyada ki hesap hareketlerinin atılı suç açısından bir suç şüphesi içermediğinin aşikar olduğuna, yasal olarak kurulup faaliyet gösteren, bürokratların açılışlarına katıldığı ve devlet kurumları ile ortak çalışan bir bankada sanığın hesabının bulunmasının, sıradan bankacılık işlemlerinin, hukuk devletlerinde suç teşkil etmesinin mümkün olmadığına,

3.Sanığın söz konusu derneğe üye olmadığına, aksi kanatte olunsa bile derneğe üye olmanın anayasal haklardan olduğuna,

4.Aleyhe tanık beyanlarını kabul etmediklerine,

5.Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,

6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-)Dosya kapsamında beyanı bulunan tanık ... B. soruşturma aşamasında alınan ifadesinde sanığın Bafra'daki erkek doktorlardan sorumlu olduğunu tahmin ettiğine dair beyanda bulunduğu, kovuşturma aşamasında talimatla alınan ifadesinde ise bu beyanlarından bahsetmediği ve mahkemecede tanığa soruşturma beyanlarının sorulmadığı anlaşılmakla ... B.'nin sanık ve müdafinin hazır bulunduğu celse de mahkemece duruşma salonunda ya da SEGBİS sistemi üzerinden hazır edilerek bizzat tanık olarak dinlenilerek ayrıntılı bilgi ve görgüleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-)Temyiz aşamasında dosyaya gelen ve sanık hakkında örgütsel faaliyete ilişkin beyanda bulunan tanık ... A.'nın beyanlarının CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup gerekirse ... A.'nın tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c-)UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak ve ilgili kolluk biriminden sorulmak suretiyle sanık ile ilgili herhangi bir beyan ya da evrak olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla dinlenmeleri suretiyle tüm delillerin CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırıdır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.09.2019 tarihli ve 2019/1527 Esas, 2019/1514 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.