SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarınave mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.

2. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarınave mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ile cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, katılanın zararının giderildiğine; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin ve hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

1.Sanığın suç tarihinde ... Teknik isimli iş yerinin sahibi olarak doğalgaz tesisatı işi ile uğraştığı, katılanın ise tanık ...'un evinde kiracı olarak oturduğu, kira bedeli karşılığında ev sahibi ile anlaşarak tesisatı çeken sanığa toplam bedelleri 4.100,00 TL olan senetleri düzenleyerek verdiği; kiracı olarak oturduğu evden ayrılana kadar günü geldiğinde bedelini ödeyerek senetleri geri aldığı; evden ayrılması akabinde ev sahibinin senetleri ödeyerek katılana verdiği, ev sahibinin bankadan aldığı davaya konu iki adet senedi de bankadan alarak katılana verdiği ve katılanın senetlerin sanığa verdiği senetler olmadığını fark etmesi üzerine suç duyurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Soruşturma aşamasında aldırılan 04/.06.2014 tarihli el yazısı ve imza incelemesine ilişkin uzmanlık raporunda; "tetkike konu 01.11.2012 düzenleme, 30.12.2012 ve 30.01.2013 ödeme günlü, 250,00 TL bedelli senetler üzerindeki imzalar ile katılanın mukayese imzaları arasında fark görüldüğü, söz konusu imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen katılan ... elinden çıkmadığı kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.

3. Serbest meslek sahibi olan sanığın gerçeğe aykırı olarak düzenlediği senetler ile katılanı zarara uğratarak dolandırdığı ve resmi sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.

4.Sanık aşamalarda suçunu ikrar etmiştir.

5.Mahkeme tarafından serbest meslek sahibi kişilerin; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinin 2 inci fıkrasında belirtildiği üzere, sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapan kişiler olduğu, Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına nazaran da Vergi Usul Kanunu gereğince serbest meslek makbuzu düzenlemeyip, fatura düzenlemek zorunda olan kişinin ticari mahiyetteki işinin serbest meslek faaliyeti kapsamında olmadığı, ticari mahiyetteki doğalgaz tesisatı işiyle uğraşan sanığın serbest meslek sahibi kişilerden olmadığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi kapsamında kaldığı kabulü ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde sanık hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinde ... Teknik isimli iş yeri ünvanıyla doğalgaz tesisatı işi ile uğraşan sanığın, davaya konu 01.11.2012 ve 30.12.2012 düzenleme tarihli 250,00 TL bedelli 2 adet senedi katılanın imzasını taklit etmek suretiyle sahte olarak düzenleyip, malzeme almak için ... Mühendislik İnş.Yap.Malzeme Makina Araştırma Danışmanlık ve Özel Eğitim Hizm.San. ve Tic.Ltd.Şti. isimli şirkete ciro ederek vermesinden ibaret eylemlerine ilişkin olarak;
a) ticaret sicilinden ... Teknik isimli bir şirketin olup olmadığının araştırılması; böyle bir şirket var ise, sanığın temyiz dışı şirkete ciro ederek vermiş olduğu davaya konu bonolar sebebiyle temyiz dışı ... Mühendislik şirketinin serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı suçunun mağduru olarak davaya edilmesi ve sanığın eyleminin tacir veya şirket yöneticisi ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık suçu niteliğinde olup olmadığı da tartışılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri,
b) ... Teknik isimli iş yeri ticaret sicil kayıtlarına göre bir ticaret şirketi değil ise, ... Mühendislik şirketinin dolandırıcılık suçunun mağduru olarak davaya dahil edilmek suretiyle, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilerek, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/280 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.