Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, asli müdahil ... mirasçıları, davalı ... mirasçısı ... ve davalı ... (...) ...
vekili tarafından ve duruşma istemli olarak asli müdahil ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelenerek temyiz isteğinin süresi içinde olduğu ve işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.04.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiş olup, duruşma günü temyiz eden davalı ... (Kolusarı) Baygören vekili Avukat ...' nun katılımıyla duruşmaya başlanıp, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Kadastro sonucu, Pazarcık ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 114 ada 1013 parsel sayılı 92.682,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden, fıstıklık niteliğinde İbrahim oğlu ... adına; 114 ada 1014 parsel sayılı 33.727,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, aynı nedenle, fıstıklık niteliğinde Salman oğlu ... adına; 114 ada 1016 parsel sayılı 46.276,50 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, aynı nedenle, fıstıklık niteliğinde ... kızı ... adına ve 114 ada 1031 parsel sayılı 72.566,53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, yine aynı nedenle, fıstıklık niteliğinde ... kızı ... ile Mısto çocukları ..., ... ve ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ..., dava dilekçeleriyle; Pazarcık ilçesi ... köyü 114 ada 1013,114 ada 1014,114 ada 1016 ve 114 ada 1031 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduklarını ileri sürerek, taşınmazların orman niteliğinde Hazine adına tescillerine karar verilmesi istemiyle, ayrı ayrı dava açmıştır.

Müdahil - davacı ... oğlu 1932 doğumlu ... dava dilekçesinde; Pazarcık ilçesi ... köyü 114 ada 1014 parsel sayılı taşınmazın babası ...’a ait iken ölümü üzerine yapılan paylaşım sonucunda kendisine kaldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescili talep etmiştir.

Yargılama sırasında müdahil ..., Pazarcık ilçesi ... köyü 114 ada 1032 parsel sayılı taşınmazın murisinden intikal eden ve kendi zilyetliğinde bulunan fıstıklık olduğunu ileri sürerek, davaya katılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince verilen, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, asli müdahillerin davalarının reddi ile taşınmazların orman vasfı ile tesciline ilişkin önceki karar, davalı ve asli müdahillerin temyizi üzerine, Yargıtay 01.07.2009 tarihli ve 2008/5399 Esas, 2009/11080 Karar sayılı ilamıyla; " bilirkişi raporunda ... köyü 114 ada 1013 parselin üzerinde 13 aşı yaşlı fıstık ağaçları, 1031 parselin üzerinde 15 aşı yaşlı fıstık ağaçları, 1014 parselin üzerinde 14 aşı yaşlı fıstık ağaçları, 1016 sayılı parselin üzerinde ise 13 aşı yaşlı fıstık ağaçları ile tümünün çevresinde büyük kaya kütleleri ve aşısız sakız çalıları bulunan yerler olduğunun ve eğimlerinin % 15 ile 30 arasında değiştiğinin açıklandığı, dosya arasında bulunan bu parsellere ait fotoğrafların incelenmesinde ise, bu yerlerin eğiminin çok az, yer yer düze yakın olduğunun, zeminin işlenerek sürüldüğünün, toprağında kaya kütlelerinin bulunmadığının, taşların öbek öbek toplanarak kenarlarda yığıldığının ve görünüş itibarıyla tarım alanı izlenimi verdiğinin anlaşıldığı, bu sebeple bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu açıklanarak, en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları getirtilip yeniden inceleme ve keşif yapılması, tarafların dayanıkları tapu kayıtları varsa usulünce uygulanması, deliceliklerin (yabani zeytinliklerin) para ve emek harcanarak zeytinlik durumuna getirilmesinin yasal anlamda imar ve ihya sayıldığını kabul eden 11.06.1958 tarihli ve 1958/8 Esas, 1958/7 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının yabani fıstıklıkların aşılanması halinde de, koşullarının bulunması halinde de kıyas yoluyla uygulanabileceğinin düşünülmesi, taşınmazların orman içi açıklık olup olmadıkları da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve dava konusu 114 ada 1013,1014,1016 ve 1031 parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, asli müdahil ..., davalı ..., asli müdahil ... mirasçıları, davalı ... mirasçısı ... ve davalı ... (...) ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ..., davalı ..., asli müdahil ... mirasçıları, davalı ... mirasçısı ... ve davalı ... (...) Baygören'in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 399,90 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.