Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2015 tarihli ve 2015/425 Esas ve 2015/663 Karar sayılı kararının, sanık ... müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'la değişik Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresine aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiği, buna karşılık muhatabın beyan adresi ile mernis adresinin aynı olması durumunda ise öncelikle şerhsiz tebligatın 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebliğe çıkarılıp, bila tebliğ iade edilmesi halinde aynı adrese 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına istinaden şerhli karar tebliği yapılması gerektiği nazara alındığında, yokluğunda verilen gerekçeli hükmün katılan ...'a tebliğinin usulsüz olduğu anlaşıldığından, katılana gerekçeli kararın usulünce tebliğiyle verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenip, hükmün temyizi halinde bununla ilgili ve o yer Cumhuriyet savcısının 19.10.2015 tarihli dilekçesi ile sanık ...'in 19.03.2015 tarihinde işlediği iddia edilen suçlarla ilgili verilen beraat kararlarını da temyiz etmesine rağmen 30.05.2019 günlü tebliğnamede bu hususta görüş bildirilmediği anlaşıldığından bu hususta; ek Tebliğname düzenlendikten sonra Dairemize iade edilmesi için esası incelenmeyen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.