İNCELENEN KARARIN;

Sanık ... için TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanunun 5/1,TCK'nın 53,58/9,62,63 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararlarına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi,

2- Sanıklar ..., ..., ... hakkında İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak beraat kararı,

3-Sanık ... hakkında TCK'nın 314/2, 220/7-2 ve 62/1 maddeleri ile 3713 sayılı TMK'nın 5/1 maddesi uyarınca mahkumiyet kararına yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi,

Bölge Adliye Mahkemesince silahlı terör örgütüne yardım etme suçuna ilişkin kesin olarak verilen hükümler, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1-Sanık ... hakkında kurulan temyiz incelemesinde;.
17.12.2019 tarihli 7188 sayılı Kanunun 2 uncu addesi ile Ceza Muhakemesi Kanununun 286 ncı maddesinde yapılan değişiklik üzerine verilen temyiz hakkının on beş günlük süre şartını aşması nedeniyle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan Beraat hükümlerinin ve sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Beraat kararları yönünden,
5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin; amaç, kapsam ve 303 üncü madde ile 05.08.2017 tarihli ve 30145 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi metninde yer alan "(c)" ibaresinin "(a), (c), (d)" şeklinde değiştirilmesine ilişkin 7035 sayılı Kanun'un gerekçelerine nazaran, ayrıntıları, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.06.2004 tarihli, 115-138 sayılı ve 17.05.2022 tarihli, 2020/(Kapatılan)14-248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 01.07.2020 tarih 2422-3204 sayılı ilamlarında açıklandığı üzere; temyiz olunan hükmün, maddî hukuk kurallarının veya yargılama hukukuna ilişkin kuralların uygulanmaması, eksik veya yanlış uygulanması hâlinde bir temyiz mercii olarak "hukuka aykırılık denetimi" yapan Yargıtayca "bozulmasının", İlk Derece Mahkemelerinin henüz kesinleşmemiş hükümlerini "hem maddi hem de hukuki yönden denetleyen" ve bu suretle gerekli gördüğü hususlarda öğrenme muhakemesi yapma imkanına sahip bir derece mahkemesi olarak Bölge Adliye Mahkemelerince ise "ıslah edilmesinin" kural olması itibariyle, Yargıtay'a nisbeten "hükmü ıslah" yönünden daha geniş bir takdir imkanına sahip olduğunda kuşku bulunmayan Bölge Adliye Mahkemelerinin, "dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra", (5271 sayılı Kanun'un "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280 inci maddesinin birinci fıkrası) "hükme esas kabul edilen maddî olaylara hukuk kurallarının uygulanmasında hata yapılması" hallerinde hukuka aykırılığın giderilmesi suretiyle hükmün ıslahı için, yeniden yargılama yapılması, yani maddi sorunun daha fazla aydınlatılması için bir araştırmanın gerekmesi ve bu hususta mahkemeye bırakılmış serbest değerlendirme yetkisinin bulunması söz konusu değil ise, bir başka anlatımla, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünü maddi vakıanın sübutu yönünden isabetli bulmakla birlikte, sübutu kabul edilen maddi vakıaya bağlanan hukuki neticenin hatalı olduğunu düşünmekte ise incelenen hükmün bütününü kaldırmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında duruşma açmadan" sanığın beraatine karar vermesinde usule aykırılık görülmemiştir.

Beraat kararları yönünden yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla;
Mahkumiyet hükmü yönünden yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; incelenen dosya kapsamına göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.