İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2019 tarihli ve 2019/634 Esas, 2019/669 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla aynı maddenin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesi fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2020/157 Esas, 2020/277 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.01.2022 tarihli ve temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık ve müdafinin temyiz istemi özet olarak;

1. Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,

2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşması için sempati boyutunu aşan özel kastın bulunması gerektiğine,

3. Lehe delillerin toplanmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğuna,

4. Gizli tanık ...’dan ele geçirilen dijital materyaller bakımından kimin tarafından hazırlandığı bilinmeyen, içeriği teyit edilmeyen, müdahaleye açık olan ve yasal prosedürlere uygun temin edilmeyen fişleme bilgilerinin hükme esas alınamayacağına ve sanığa atfedilemeyeceğine,

5. Veri İnceleme Raporundaki bilgilerin tanık beyanı ile desteklenmemesine rağmen hatalı değerlendirme yapıldığına, söz konusu rapordaki sanığa ait olmayan telefon numarasının araştırılmadığına, kararın gerekçesiz olduğuna,

6. Etkin pişmanlıkta bulunan, aynı suça ilişkin şüpheli veya sanık konumunda olan kişilerin soyut beyanlarının hükme esas alınamayacağına,

7. Tanık beyanında ilgili dönem itibarıyla insani ilişkiler kapsamında sohbetlere katıldığı iddia edilen sanığın suç teşkil eden herhangi bir eyleminin bulunmadığına,

8. Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca beyan yahut delilin mevcut olup olmadığının saptanması, elde edilecek tüm delillerin ve hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden -Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Bürosunun 07.03.2024 tarihli yazısının ekinde- gelen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve ekindeki tekil ve ardışık ankesörlü aramalara dair HTS kayıtları inceleme ve tespit tutanağının, söz konusu tutanak içeriğinde sanık ile ardışık şekilde arandığı iddia edilen polis memurları ve polis meslek yüksek okulu öğrencileri hakkında herhangi bir soruşturma yahut kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra bu şahısların ifade tutanaklarının aslının veya onaylı örnekleri celp edilip, var ise bu şahısların sanığa ilişkin beyanlarının, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, kovuşturma aşamasında yargılamanın sürüncemede kalmaması bakımından beyanlarının alınmasından vazgeçilen ... Yasin P.'nin ve var ise beyanda bulunan diğer tüm şahısların bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sanığın hukuka durumunun takdir ve tayin edilmesi lüzumu gözetilmeksizin, eksik inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.02.2020 tarihli ve 2020/157 Esas, 2020/277 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.09.2024 tarihinde karar verildi.