SAYISI: İHK-2022/34613

SAYISI: K-2022/92570

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.10.2020 tarihinde davacı motosiklet sürücüsü ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kuruma zararın tazmini için yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 13.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 79.949,00 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 5.351,00 TL' ye, geçici bakıcı talebini 2.207,00 TL'ye ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporu yürürlükteki maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmediğinden kuruma başvuru şartı gerçekleşmediğini, talebin usulden reddi gerektiğini, maluliyetin tespiti gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın varlığının ispatı gerektiğini, hesaplama yapılması halinde hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin davalı kurumun sorumluluğunda olmadığını, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini, faiz talebinin dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davanın kabulüne, 79.949,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.351,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.207,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 87.507,00 TL toplam tazminatın 20.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, bu rapora dayalı olarak karar verilemeyeceğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın varlığının ispatı gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının davalı kurumun sorumluluğunda olmadığını, bakıcı gideri talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, brüt asgari ücret üzerinden de hesaplanamayacağını, davacı Suriye uyruklu kişinin teminat sunma zorunluluğu bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olabileceğini, faizin de ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak düzenlendiğini, hesaplamada hata bulunmadığını, kaza tespit tutanağı, davacının iddiası kaza sonrası yapılan araştırmalar ile kazaya plakası tespit edilemeyen aracın karıştığının kabulü gerektiğini, yaptırılan kusur incelemesinin hükme dayanak almaya elverişli bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olduğunu, Suriye uyruklu davacının teminat yatırmasının istendiğini ve davacının teminat yatırdığını, vekalet ücretinde hata bulunmadığını belirterek davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine uygun düzenlenmemiş olduğu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın varlığının ispatı gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının davalı kurumun sorumluluğunda olmadığını, bakıcı gideri talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, brüt asgari ücret üzerindende hesaplanamayacağını, davacı Suriye uyruklu kişinin teminat sunma zorunluluğu bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olabileceğini, faizin de ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı motosiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmiş olmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına, kusur raporunun denetime elverişli gerekçeli ve karar vermeye yeterli bulunmasına, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmasına, faiz oran ve başlangıcında hata bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3 numaralı bendinde yer alan "12.175,91 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.