Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.01.2021 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki bisikletin karıştığı trafik kazası sonucu, davacının yaralanarak malul kalması nedeniyle yapmış olduğu sürekli iş göremezlik tazminatı ile rapor ücreti olarak toplam 5.944,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 41.279,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne, 41.279,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, eksik evrak ile başvuru yapıldığını, başvuranın koruyucu tertibat kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğini, kask ve sair tertibat kullanılmamasının tespiti halinde müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunu düzenleyen kurumun yetkili sağlık kurumu olarak kabul edilemeyeceği, yine heyetin teşekkülünün yönetmeliğe uygun olmadığı ve kaza tarihi ile rapor tarihi arasında yönetmelik ekinde öngörülen 1 yıllık sürenin geçmediğinin anlaşıldığı ve tüm bunlara göre maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirtmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile rapor ücreti talebine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 08.01.2021 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye (kalça kırığına bağlı) ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile başvuruda sunulan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemişse de Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti karar tarihi itibariyle belirtilen süre dolmuştur. Hakem Heyetince, eksik veya usulüne uygun olmayan belge ile başvurulduğu hallerde bu eksikliğin tamamlanabileceği açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yaralanmasına bağlı olarak aralarında ortopedi uzmanının bulunduğu heyetten davacı muayene edilmek suretiyle, sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Özür Oranları Cetveli’ne göre yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine16.09.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi..
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.