Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

1. Gerekçeli karar başlığında gözaltı tarihinin gösterilmemesi,

2. Hüküm fıkrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu'nun emanet numarasının yanlış gösterilmesi ve uyuşturucu bulaşıklı ambalajların ve boş iddia kuponunun 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,

A. Gerekçeli karar başlığında tutuklama tarihinden önce gelmek üzere "Gözaltı tarihi: 22.04.2021-23.04.2021,06.03.2022" ibaresinin eklenilmesi,

B. Hüküm fıkrasının 11. maddesinin hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2021/11968 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddelerin ve İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce alıkonulan şahit numunelerin 5237 sayılı TCK'nın 54/4. Maddesi uyarınca müsaderesine, aynı emanette kayıtlı uyuşturucu bulaşıklı ambalajların 5237 sayılı TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenilmesine ve 12. maddesinin hükümden çıkartılması ve yerine "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2021/16352 sırasında kayıtlı emanetin 5237 sayılı TCK'nın 54/1. Maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenilmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.09.2024 tarihinde karar verildi.