Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın 27.11.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 7 gün gözaltında ve 1137 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 8 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği, hükmü istinaf etmeleri üzerine kararın onandığı ve müvekkilinin tahliyesine karar verildiği, istinaf mahkemesi kararına karşı temyiz başvurusunda bulunduklarını ancak henüz kesinleşmiş bir karar olmadığını, müvekkili hakkında kesinleşmiş bir beraat kararı olmasa da tahliye kararı verilmesinin de haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle tazminat hükmedilmesi için yeterli olduğu gerekçesiyle temyiz talebinde bulunmuştur.

III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Muş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/242 Esas – 2019/27 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.10.2016 - 27.11.2019 tarihleri arasında 1136 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 8 yıl 3 ay hapis cezasına karar verildiği, hükmedilen cezanın istinaf incelemesinden geçerek onandığı ve davacının tahliye edildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay'da olduğu ve davacı hakkında henüz kesinleşmiş bir beraat kararının olmadığı, CMK'nın 142. maddesi uyarınca yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.09.2024 tarihinde karar verildi.