Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hukuka aykırı deliller üzerinden yargılama yapılarak ceza verildiğine, 2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi uyarınca alınmış karar bulunmamasına rağmen gizli soruşturmacı tarafından görüntü alındığına, 4. Gizli soruşturmacının adli kolluk görevlisi olup olmadığı araştırılmadan karar verildiğine, 5. Sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, 6. 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, 7. Cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 8. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğuna ilişkindir.

İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2022 tarihli ve 2016/469 Esas, 2017/584 Karar sayılı ilamı ile Mahkemenin aynı esas ve karar numarası üzerinden tekerrür hükümleri yönünden infazın kısmen durdurulmasına dair ek kararın kaldırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin yasal koşulların oluştuğu halde Bölge Adliye Mahkemesince, İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesince tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin hükmün infazının kısmen durdurulmasına ilişkin karar sonucu beklenilmeksizin sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükmünün uygulanmasına ilişkin kısmında ikinci kez ibaresinin çıkartılması suretiyle hukuka aykırı karar verilmişse de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu açısından gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin kararın hukuka uygun olduğu, sanığın açık kimlik bilgilerinin tespiti 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesi kapsamında elde edilen görüntülere dayandırılmadan 05.09.2021 tarihli Fiziki Takip Kimlik Tespit ve Savcı Görüşme Tutanağı içeriğinden anlaşıldığı üzere saha, istihbari ve sistem çalışmaları sonucu elde edildiği, gizli soruşturmacının güven alımına ilişkin tutanak içeriğini doğruladığı bu suretle hükme esas alınan delillerin hukuka uygun şekilde elde edildiği anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.