Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilli tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.04.2021 tarihinde davacıya ait araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında, davacının aracında hasar oluştuğunu, sigorta şirketine başvuru yaparak hasarın giderilmesinin istendiğini ancak sigorta şirketinin başvuruya olumlu yanıt vermediğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 24.03.2022 tarihinde talebini 43.000,00 TL' ye artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, başvuranın %100 oranında kusurlu bulunduğunu bu nedenle zarar talep edilemeyeceğini, hasar bedelinin Genel Şartlara göre hesaplanması gerektiğini, katma değer vergisi (KDV) talep edilemeyeceğini, sigorta şirketine indirim hakkının kullandırılmaması sebebiyle başvurunun iyiniyet yokluğundan reddi gerektiğini, faiz başlangıcının Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre başvurunun kabulüne, 43.000,00 TL tazminatın 15.09.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; vekalet ücretinin AAÜT' ye göre belirlenen rakamın tamamı olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, hukuki yarar bulunmadığını talebin usulden reddi gerektiğini, başvurucu %100 kusurlu olduğundan talebin poliçe kapsamı dışında kaldığını, hasarın Genel Şartlara uygun hesaplanması gerektiğini, iskonto uygulanarak hesap yapılması gerektiğini, KDV hesaplanmaması gerektiğini, yedek parça tedarik aşamasında sigorta şirketine indirim hakkının kullandırılmaması sebebi ile başvurunun iyiniyet yokluğundan reddi gerektiğini, faiz başlangıcı olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin itirazının kabulüne, vekalet ücretinin 1/5'i maktunun altında kalamayacağından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5.3 üncü bendinde belirlenen vekalet ücretinin "5.100,00 TL" olarak düzeltilmesine, davalı vekilinin itirazlarının ise hasar bedeli bulunurken iskonto uygulanmış olması, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğuna ilişkin kusur raporunun gerekçeli ve denetime elverişli bulunması, KDV hesaplanmasında hata bulunmaması, faiz başlangıcı ve oranında hata bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının %100 kusurlu bulunduğunu, hasar bedelinin iskonto uygulanarak belirlenmesi gerektiğini, KDV' nin hesaplanmaması gerektiğini, sigorta şirketine onarım yapıldıktan sonra başvurulduğunu, bu şekilde daha düşük bedelle onarım imkanının sigorta şirketinin elinden alındığını, faiz başlangıcının Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru tarihinden itibaren yasal faiz olabileceğini, vekalet ücretinin AAÜT' ne göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; kusur raporunun gerekçeli ve karara esas almaya uygun, denetime elverişli bulunmasına, hesap bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmasına, faiz başlangıcında ve vekalet ücretinde hata bulunmamasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.