T U T U K L U

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,

4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,

6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
7. 5237 sayılı TCK 62. maddesi hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine,
8. 5237 sayılı TCK 58. maddesi hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK 62. maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir
isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanangerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. fıkrası uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda " ödenmeyen adli para cezası miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince infaz edileceği" denilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/4. fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının  hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünden " ödenmeyen adli para cezası miktarının kısmen veya tamamen hapse çevrilerek 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince infaz edileceği"" ibaresinin çıkartılması ve yerine gelmek üzere " ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.09.2024 tarihinde karar verildi.