HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli, 2020/26 Esas, 2020/136 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)149/1-a-c-h, 35,53. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2020/2695 Esas, 2022/1837 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Yasa'nın 303. maddesi gereğince, "Sanıkların olayın başından beri kasıtlarını sigara ve sonrasında sigara karşılığı kadar paraya özgüledikleri ve arka arkaya gelişen olaylar hep birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihindeki paranın satın alma gücü göz önüne alınarak değer azlığı nedeniyle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesiyle uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca indirim yapılarak neticeden sanıkların ayrı ayrı "2 yıl 9 ay hapis cezası" şeklinde düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, delil yetersizliğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, aleyhe kabul anlamına gelmemekle beraber 5237 sayılı Kanun'un 150/2. gereği 1/2 oranında indirim yapılması gerektiğine, sanığın beraatine karar verilmesine,
İlişkindir.

Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, sanığın beraatine karar verilmesine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Sanıkların bulunduğu hareket halindeki aracın önüne saat 22.00 sularına çıkan, durdurdukları aracın şoförlüğünü yapan ...'den önce sigara isteyen, olumsuz yanıt alınca da "O zaman para verin amına koyduğumun çocukları" diyerek bıçak çeken ve mağdurların karşı koyması üzerine çıkan arbedede mağdurların yaralanmalarına ve ...'ın parmağında kesi oluşmasına neden oldukları, olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2.Mağdurların aşamalarda özde değişmeyen beyanı, dava dosyasında mevcuttur.

3.Sanıkların üzerine atılı suçu kabul etmediği görülmüştür.

4.Kolluğun düzenlediği tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

5. Mağdur ...'in yaralanmasına ilişkin rapor dava dosyasında mevcuttur.

6.Sanıkların adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

1.Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına, Delil Yetersizliğine, Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesine, Sanıkların Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma
amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; şikâyetçilerin aşamalarda özde değişmeyen anlatımları, sanıkların savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Ceza Verilirken Alt Sınırdan Uzaklaşılmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Bıçakla, birden fazla kişi tarafından birlikte, gece vakti nitelikli yağma suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3/1. Maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ayrıca Mahkeme kararının gerekçesinde "...suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ve sanığın kastına dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınıp," karar verildiğini belirttiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Değer Azlığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Bölge Adliye Mahkemesi sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurarken 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim uygulandığından sanık müdafiinin 1/2 indirim uygulanması gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2020/2695 Esas, 2022/1837 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafiinin öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.