Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/05/2005 tarihinde işe başladığını, 03/08/2012 tarihinde davalı işverenden ödenmeyen haklarını isteyince haksız olarak işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili,ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının devamsızlık yaptığını bu nedenle iş akdinin işverence haklı feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu, davalı işverence davacıya hafta tatili ve ulusal bayram tatil alacaklarının eksik ödendiği, fazla mesai, ikramiye ve ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacının hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının çalıştığını ileri sürdüğü istek konusu dönem olan 2005-2012 yılları arasında farklı sicil numarası bulunan firmalarda giriş - çıkış kaydı olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda davacının başka sicil nolu işverenler nezdinde de çalışmasının olduğu,bu sicil numaralarının SGK’dan sorulmasının uygun olacağı belirtildikten sonra iddia gibi belirtilen tarihler arasında davacının mevsimlik işçi olduğu kabul edilerek tazminatlar hesaplanmış, mahkemece iddia edilen hizmet süresi üzerinden hesaplanan tazminatların kabulü ile sonuca gidilmiş ise de varılan sonuç eksik incelemeye dayanmaktadır.

Mahkemece davacıya ait hizmet döküm cetvelinde yer alan ve iddia edilen çalışma tarihi aralığında bulunan işyerlerinin kime ait olduğunun belirlenmesi amacıyla ticaret sicil kayıtları getirilmeli bu işverenler arasında işyeri devri, organik bağ, asıl-alt işveren ilişkisi gibi hukuki ilişki olup olmadığı araştırılarak, buna göre davacının hesaba esas alınması gereken hizmet süresi SGK kayıtları ve işyeri kayıtları birlikte değerlendirilerek tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmeli ve gerekçelendirilmelidir.
Ayrıca davacının mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı anlaşılmakla çalışma sezonunun başlangıç ve bitiş tarihleri, yapılacak olan araştırma ve dosya kapsamındaki deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak belirlenmelidir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

Verilen kararı davacı taraf temyiz etmemiş olmakla davalı yararına usuli müktesep hakka uygun olarak davacının iş akdinin fesih tarihi 03.08.2012 olarak kabul edilerek karar verilmelidir.

3- Dava niteliği itibariyle kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davası olup, kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenilen miktara dava, ıslah-talep arttırım dilekçesi ile arttırılan miktara ıslah- talep arttırım tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatili ücret alacaklarının tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.