Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde 01/03/2011 - 20/03/2013 tarihleri arasında sayaç okuma personeli olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından tek taraflı ve haksız feshedildiğini, davacının çalıştığı süre boyunca fazla çalışma, resmi tatil çalışması ve hafta sonu tatil günü çalışmaları yapmasına karşın bunlara ilişkin hak edilen ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai, resmi tatil ve hafta tatili ücret alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işi gereği genel olarak fazla mesai yapmadığını ancak bazı aylar fazla mesai yaptığında ücretinin bordrolara yansıtılarak davacıya ödendiğini, davacı dahil iş yerinde ki her işçiye hafta tatili kullandırıldığını, şayet işin gerekli kıldığı hallerde çalışma yapılırsa işyeri kayıtlarından görüleceği üzere hem hafta tatili, hem de resmi tatil çalışması karşılığı ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının fazla mesai yaptığı, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı da olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fazla mesai ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek alacak talebinde bulunmuş, ispat noktasında tanık deliline dayanmıştır.
Davalı vekili tarafından dosyaya bordrolar sunulmuş ve bazı bordrolarda fazla çalışma tahakkukları olduğu görülmüştür.
... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün yaptığı inceleme sonrası düzenlenen iş müfettiş raporu dosya arasına sunulmuş, dosya arasına alınan bilirkişi raporunda da bu teftiş raporu değerlendirilerek raporda tespit edilen çalışma saatlerine göre davacının haftalık 2 saat fazla mesai yaptığı ve davacı tanığı ...’nin iş müfettişlerince alınan ifadesinde belirttiği çalışma saatlerine göre ise davacının haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı belirtilerek seçenekli fazla mesai ücret alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece davacının haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla mesai ücret alacağı hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar mahkemece tüm dosya kapsamından hareketle davacının haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftalık 15 saat fazla çalışma alacağı olduğuna hükmetmişse de bu belirleme hatalıdır.
Bu tespitlere ulaşmayı sağlayan davacı tanığı ...’nin iş müfettişlerine verdiği ifadesi ile duruşma aşamasındaki ifadesi çelişkili olup hükme esas alınması mümkün değildir.
Bu durumda hükme esas bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplanan iş müfettiş raporunda tespit edilen çalışma saatlerine göre davacının 2 saat fazla mesai alacağının olduğunun kabul edilmesi gerekirken çelişkili ifadeler içeren davacı tanığı ...’nin beyanlarına değer verilmesi hatalıdır.

3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı resmi tatiller de çalıştığını iddia ederken, davalı ulusal bayram ve genel tatil günlerinde davacının çalışmadığını, çalışması olursa da ödendiğini savunmuş olup mahkemece davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek alacak hüküm altına alınmıştır.
Ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağını ispat yükü üzerinde bulunan davacı işçi iki tanık dinletmiştir. Dinlenen davacı tanıklarından biri davacının resmi tatillerde çalıştığını beyan ederken bir diğeri mahkemede beyanda bulunmamış ancak iş müfettişlerine verdiği ifadesinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapmadıklarını beyan etmiştir. Öte yandan düzenlenen iş teftiş raporu ekindeki tutanaklarda ifadelerine başvurulan davalı işyeri çalışanları da ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapmadıklarını beyan etmiş olup tek davacı tanığının ifadesinden hareketle davacının resmi tatillerde çalışma yaptığının kabul edilmesi hatalıdır.
Davacı tanıkları ulusal bayram ve genel tatil çalışması yönünden birbirleriyle tutarlı beyanda bulunmadıkları gibi iş müfettiş raporu ile de tutarlı beyanlar alınmamıştır. Bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacı ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat edemediğinden ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.