Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı, davalı ile arasında... projesinden A7 Blok 49 nolu bağımsız bölümün satışına ilişkin olarak 14.02.2011 tarihinde sözleşme düzenlendiğini, sözleşme bedelinin 119.000 TL olarak, teslim tarihinin ise 20 ay olarak kararlaştırıldığını, davalının sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmediğini, ... 2. Tüketici Mahkemesinin 2012/272 esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil ile kira alacağı istemiyle dava açtığını, 21.03.2013 tarihinde dairenin adına tesciline 4.800,00 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verildiğini, karar gereği dava konusu bağımsız bölümün 05.07.2013 tarihinde adına tescil edildiğini, taşınmaz adına tescil edilmiş olmasına rağmen teslim taahhüdünün henüz yerine getirilmediğini belirterek; sözleşme uyarınca bir önceki kararda hükmedilen dönemlerden sonra gelen 02.05.2012 tarihinden iş bu dava tarihine kadar maruz kalınan kira kaybı zararları karşılığı olarak 19.000,00 TL alacağın değişken reeskont faiz oranı uygulanmak suretiyle faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, eksik, ayıplı ve halihazırda teslim edilmeyen daire nedeniyle 4077 Sayılı Yasanın 4/2 hükmü uyarınca ayıp oranında bedelden indirilecek tutarın belirlenerek değişken reeskont faizi ile birlikten davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14.03.2016 havale tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 42.600,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı taraf dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, davacı vekili duruşmada alınan beyanında; fiilen teslimin gerçekleşmemiş olması nedeniyle eksik ifa iddiasına dayalı tazminat isteminin yasal koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile eksik ifa nedeniyle 23.800 TL maddi tazminatın 1.000 TL'sinin dava tarihinden, 22.800 TL'sinin 14.03.2016 ıslah tarihinden itibaren değişken reeskont faiz oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 18.800 TL kira alacağının dava tarihinden itibaren değişken reeskont faiz oranı uygulanmak suretiyle hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.

1-Dava, geç teslimden kaynaklı kira zararları ile satış esnasında sunulan projede ve tanıtımlarda belirtilen ancak bunlara uygun olarak yapılmayan veya eksik yapılan işler nedeni ile davacının satın aldığı konutta oluşan değer kaybının ödetilmesi talebine ilişkindir. Davalı, fiilen teslimin yapılmadığını, bu nedenle eksik ifa iddiasına dayalı tazminat istenemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı TKHK.’nun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Bu hüküm gereği bilirkişi raporu ile tespit edilen mutfak tezgahının bulunmaması, oda kapılarının ve kasalarının, armatürlerin, odalarda ve salonda zemin parkesinin yapılmamış olması, elektrik prizleri ve sigortaların takılı olmaması, son kat boyasının yapılmamış olması husuları açık ayıp niteliğinde olup, tüketici malın tesliminden itibaren 30 gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle, seçimlik haklarını kullanma hakkına sahip olacaktır. Bu durumda mahkemece dava konusu taşınmazın fiilen davacıya teslim edilip edilmediği hususunun araştırılması, teslim edilmemiş ise davacının ayıplı iş bedelini talep edip edemeyeceği hususunun tartışılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eskik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıın temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.