Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 24.06.2008 tarihli hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşme ile davalının müvekkilinden koruma ve güvenlik hizmet alımı yaptığını, davalı yanca Kasım 2008-Nisan 2009 döneminde davacı hak edişinden toplam 6.016,83 TL kesinti yapıldığını, 5510 sayılı Yasa ile müvekkiline SGK tarafından sağlanan muafiyet bedelinin davalı tarafından olumsuz yorumlandığını ve müvekkilinin istihkakları ödenirken 5510 sayılı Yasa'dan müvekkiline uygulanan indirim bedeline tekabül eden miktarın müvekkilinin alacaklarından gerekçesiz bir şekilde mahsup edildiğini ileri sürerek, 6.000,00 TL'nin hak ediş tarihlerinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan hak ediş ödemelerinin mevzuata, şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, kaldı ki davacının usulüne göre itiraz etmeksizin kabul ettiği hak ediş ödemeleriyle ilgili sonradan istekte bulunmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 11.05.2015 tarihli, 2014/7294 E., 2015/3545 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı yanca davalı idarenin yaptığı kesintilerin tamamının talep edilebileceği ve davalının 02.2009-07.2009 döneminde toplam 6.065,49 TL'lik hak ediş kesintisi yaptığı, kurulacak hükümde taleple bağlılık ilkesinin de gözetilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile 6.000,00 TL'nin hak ediş ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca davacı hak edişlerinden yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı yanca, 2008 Kasım-2009 Nisan dönemine ilişkin kesintinin istirdadı talep edilmiş olup, bu husus mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıkça belirtilmesine rağmen, talep konusunu aşacak şekilde, davalı tarafça yapılan tüm kesintilerin iadesine karar verilmesi, kazanılmış haklar ve talep dönemine ilişkin kesintinin dava değeri olan 6.000,00 TL'nin altında kalması dikkate alındığında, doğru olmamış ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.