SUÇLAR: Mala zarar verme, kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

A-Katılan ... yönünden Av. ... tarafından yapılan temyiz isteminin incelemesinde;
Katılan ... adına dosyada vekaletnamesi bulunmayan Av. ...'ın katılan lehine temyiz başvurusunda bulunduğu, Mahkemece katılan vekili olarak kabulüne dair herhangi bir karar da verilmediğinin anlaşılması karşısında, katılan ... yönünden temyize hakkı bulunmayan Av. ...'ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,

B- Katılan sanık ... ve şikâyetçi sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik ve katılan sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik kasten yaralamaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

C- Şikâyetçi sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik kasten yaralamaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik ve katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1- Katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK'ya 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren kasten yaramala suçu yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

2- Şikâyetçi sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik kasten yaralamaya teşebbüs ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin; İddianamede 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması talep edilmediği hâlde, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmeden ve talimat ile alınan savunmasında adli sicil kaydı da yüzüne okunmadan anılan madde uygulanarak savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, şikâyetçi sanık ... müdafii ve katılan sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.04.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.