SUÇLAR: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2014/88 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
2. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
1. Sanık ...'in temyiz isteği özetle; eksik inceleme sonucu verilen kararın, haksız, ağır ve ceza yasalarına aykırı olduğuna,
2. Katılan vekilinin temyiz isteği özetle; sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, adı geçen sanığın yüklenen suçu işlediğine,
İlişkindir.
1. Katılan şirkette lojistikten sorumlu müdür olarak görev yapan sanık ...'in, katılan şirketin Ö.K.G. isimli firmadan alacağı olan 2.000,00 TL'yi tahsil ettiği hâlde şirketin muhasebesine aktarmayarak uhdesinde tuttuğu ve yetkisi olmadığı hâlde araç kiralama sözleşmesi yaparak katılan şirketi borçlandırdığı, bu şekilde davranarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık ile katılan şirket arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu kabul edilerek temyize konu beraat hükmü kurulmuştur.
2. Sanık ...'in ticari ilişki kapsamında borçlu bulunduğu katılan şirkete, yetkilisi ve/veya ortağı olmadığı Ç... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına ciro imzası atarak sahteleştirdiği suça konu yasal unsurları haiz, 14.07.2013 keşide tarihli ve 2.000,00 TL tutarındaki çeki verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'in yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2014/88 Esas, 2016/191 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.