Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracının iadesine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz sebepleri; verilen cezanın haksız ve zamanaşımının tamamlanmış olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulması istemine ilişkindir.

1.05.05.20214 tarihinde sanığın sürücüsü bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı açık kasa kamyonet araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 48 adet bidon içerisindeki toplam 2.880 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirilmiştir.

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3.Sanık 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi öncesindeki savunmasında; suçta kullanılan nakil aracını arkadaşından emanet aldığını, suça konu motorini satacağını, kanun iadesi sonrasında ise savunmalarını tekrar ettiğini, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme gücü bulunmadığını beyan etmiştir.

4.Suça konu akaryakıtın gümrük kaçağı olduğuna dair analiz raporu dava dosyasında mevcuttur.

5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğnamede; suç tarihinde yürürlükte bulunan sanığın eylemine uyan ve lehine olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği cezalandırılması yerine, aleyhe olan ve cezada artırım öngören 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de;
Sanığa atılı eylemin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile yürürlüğe girdiği, bu nedenle 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereği uygulama yapılarak tayin edilen sonuç cezanın sanığın lehine olduğu gözetilerek, Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.

B.Katılan Vekili ve Sanığın Temyiz İstemlerine Yönelik İncelemede
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/2259 Esas, 2021/415 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.