Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının h bendi,62,52,53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilikindir.
Ticaret sicilinden gelen cevabi yazı içeriğinden TCK 158/1-h maddesi kapsamında tacir, şirket ortağı veya yöneticisi olmayan sanığın kendisini sigortacı olarak tanıtarak hileli hareketlerle menfaat temin ettiği somut olayda, sanığa isnat edilen eylem, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14.maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturuyor ise de, suç tarihi itibariyle sanık lehine olan, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma kapsamında kalan ve TCK'nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştıur.
IV.. KARAR
Gerekçe bölümünde bendinde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.