Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/606 Esas,2016/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan,uçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; temyiz kapsamı dışındaki diğer sanığın kendisinin ricası üzerine menfaat temin etmeden onun yerine sınava girdiğine, bunun suç olduğunu bilmediğine, verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

1.Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ...'un, sanık ...'e ait tahrifat yapılmayan sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanı ile sanığın yerine Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan SRC mesleki yeterlilik belgesi alma sınavına girdiği, cevap anahtarını tamamen doldurup işaretlediği ve imzaladığı, ve sanığın başkasının yerine sınava girdiğinin tespit edildiğinden bahisle özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.

2.Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.

Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı sanık ...'un, sanık ...'e ait tahrifat yapılmayan sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanı ile sanığın yerine Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan SRC mesleki yeterlilik belgesi alma sınavına girdiği ve yapılan kontrolde başkasının yerine sınava girdiğinin tespit edildiğinden bahisle özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; olayın hangi aşamada ortaya çıktığının tam olarak anlaşılamaması karşısında; öncelikle salon görevlisi tutanak tanıkları dinlenerek bu durumun açığa kavuşturulması ve olayın sanık ...'ın "Meslek Yeterlilik Sınavı Salon Aday Yoklama Listesini" imzalayıp "Meslek Yeterlilik Sınavı Cevap Kağıdını" doldurmaya başladıktan sonra ancak salon görevlisine teslim etmesinden önce anlaşılması halinde, teslim edilen sınav cevap kağıdı belgesinin baştan itibaren görevlilerce içeriği itibarıyla sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığı, ancak sanık ...'ın gerçek kimlik ve sınava giriş belgesinde hiçbir tahrifat yapmadan "Salon Aday Yoklama Listesini" ... olarak imzalamış olması halinde eyleminin TCK'nun 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı, olayın cevap kağıdının doldurularak sınav salonunda görevli olan salon başkanı ve sınav gözetmenine teslim edilip bu kişiler tarafından imzalanmasından sonra tespit edilmesi halinde ise, eylemin TCK'nun 204/1 maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, aksi halde suçun oluşmayacağı gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu sanık ... hakkında hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/606 Esas,2016/314 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından temyiz isteğinin yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.