Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2013 tarihli ve 2012/276 Esas, 2013/160 karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandrıcılık suçundan, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükümlerin; uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle, bozulmasına karar verilmiştir.

3.Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2017/295 Esas, 2018/683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandrıcılık suçundan, 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; suçunun maddi ve manevi unsurun oluşmadığı, mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığı, lehe hükümlerinin hakkında uygulanmama gerekçesinin hakkaniyete aykırı olduğundan bozulması ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.

1.Sanık ... ve hakkında daha önce hüküm verilen diğer sanığın, şikayetçi ...’ye ellerinde altın olduğunu ve satabileceklerini söyledikleri, bir adet altını da şikayetçiye numune olarak verdikleri, şikayetçinin bu altını kuyumcuya göstererek gerçek olduğunu öğrendiği, devamında şikayetçinin 15.000,00 TL parayı sanıklara vererek altınları alma konusunda anlaştıkları, parayı sanıklara verdiği, ancak sanıkların altınları vermediği, bir daha da sanıklara ulaşılamadığı iddia ve kabul edilmiştir.

2. Sanık savunmasında, suçunu inkar etmiştir.

3. Şikayetçi tarafından sanık teşhis edilmiştir.

4. Taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.

1. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin hapis cezası ile birlikte adli para cezanın da öngörülmesine rağmen sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2017/295 Esas, 2018/683 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.