Mahkûmiyet, eşya müsaderesi

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuk hakkındaki kararı temyiz ettiğine ilişki süre tutum dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır.

Suç tarihinde, kaçak sigara satıldığı ihbarı üzerine, ... isimli işyerinin önündeki masa üzerinde ve altındaki bir adet spor çanta ve bir adet siyah torba içinde ne olduğunun sorulması üzerine, işyerinde hazır bulunan suça sürüklenen çocuğun kaçak sigara bulunduğunu söylemesi ile çanta ve siyah poşet içerisindeki toplam 368 paket kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Suça sürüklenen çocuk savunmasında; arkadaşına ait işyerinde bulunduğu sırada polislerin geldiğini, çekmecede bulunan suça konu sigaraların ele geçirildiğini, işyerinin kendisine ait olmadığını, suçlamayı kabul etmediğini, bozma sonrasında ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme gücü bulunmadığını beyan etmiştir.

Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

Olay tarihinde ihbar üzerine işyerine giden kolluk görevlilerinin işyerinin önündeki masa üzerinde ve altında bulunan bir adet spor çanta ve bir adet siyah içerisi görünmeyen torba içinde ne olduğunun sorulması üzerine, hazır bulunan suça sürüklenen çocuğun kaçak sigara bulunduğunu söylemesi ile çanta ve siyah poşet içerisindeki toplam 368 paket kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği cihetle; dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama kararının da bulunmadığı, buna göre, yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu ve ele geçen delillerin de hukuka aykırı delil niteliğinde olup, Anayasa'nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrasının “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.” hükmü ve yine 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrası (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası da hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında; hiç bir aşamada suçlamayı kabullenmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hukuka aykırı şekilde elde edilen ve kaçak olduğu anlaşılan eşyanın hükme esas alınamayacağı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/334 Esas, 2020/400 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.