HÜKÜMLER: Sanık ... ... hakkında beraat, sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil araçlarının müsaderesi

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... ... hakkındaki beraat, suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan ceza tayini ve erteleme kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmemesine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık ... ile suça sürüklene çocuk ... hakkında mahkûmiyetlerine yeterli delilin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

3.Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz sebepleri; üzerine atılı suçu işlemediğine, suça konu eşyanın kendisine ait olmadığına, ... plakalı aracın kardeşine ait olduğuna ve genellikle kendisinin kullandığına, olaydan önce aracın çalındığına, verilen cezadan ötürü mağdur olduğunu belirterek hükmün bozulması istemine ilişkindir.

4.Sanık ...'in temyiz sebepleri; üzerine atılı suçu işlemediğine, suça konu eşyanın kendisine ait olmadığına, ... plakalı aracın kendisine ait olduğuna, olaydan önce evinin öndeyken aracın çalındığına, verilen cezadan ötürü mağdur olduğunu belirterek hükmün bozulması istemine ilişkindir.

21.04.2014 tarihinde kaçakçılık faaliyetine ilişkin alınan bilgi üzerine, arazide terk edilmiş vaziyette bulunan iki adet kamyonet araçta Cumhuriyet savcısının arama kararına istinaden yapılan aramada, sanık ... ... adına kayıtlı ... plakalı açık kasa kamyonet araçta toplam 2.300 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ile 520 kg. kaçak çay, yine sanık ... adına kayıtlı ... plakalı açık kasa kamyonet araçta toplam 1.500 kg. kaçak çay ele geçirilmiştir.

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... ... aşamalardaki savunmalarında; suça konu sigara ve çayların ele geçirildiği ... plakalı aracın adına kayıtlı olduğunu, sürücü belgesi bulunmadığı için kardeşi suça süreklenen çocuk ...'in aracı kullandığını, bazen de amcası sanık ...'in kullandığını, olay tarihinde misafirliğe gittiklerini, aracın evin önünde park halindeyken çalındığını, şikâyetçi olmadığını, suça konu eşya ile bir ilgisi bulunmadığını beyan etmiştir.

Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; ... numaralı telefon hattını kullandığını, suçta kullanılan ... plakalı aracın sanık ...'e ait olduğunu, sanık ... ve kardeşi suça sürüklenen çocuk ...'ın aracı birlikte kullandıklarını, evleri yakın olduğu için birlikte misafirliğe gittiklerini, geri döndüklerinde evin önündeki aracın çalındığını öğrendiklerini, söz konusu araç ve suça konu eşya ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Suça sürüklenen çocuk ... aşamalardaki savunmalarında; ... numaralı telefon hattını kullandığını, suçta kullanılan ... plakalı aracın ablası sanık ...'e ait olduğunu, sanık ...'in sürücü belgesi bulunmadığından aracı kendisinin kullandığını, amcası sanık ... ile evlerinin yakın olduğu için birlikte misafirliğe gittiklerini, geri döndüklerinde anahtarı üzerinde bulunan aracın çalındığını öğrendiklerini, suça konu eşya ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Sanık ... savunmalarında; ... numaralı telefon hattını kullandığını suça konu çayların ele geçirildiği ... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, aracın evin önünde park halindeyken çalındığını, şikâyetçi olmadığını, araçta ele geçen eşyadan haberinin bulunmadığını beyan etmiştir.

Olay tutanağı, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre suça konu sigaralar ve çayların kaçak olduğu anlaşılmıştır.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dava dosyasında bulunmadığı anlaşılmıştır.

A.Sanık ... ... Hakkındaki Beraat Hükmüne Yönelik
Sanık ... ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın aşamalardaki savunmaları, bu savunmaları doğrulayan sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın savunmaları, olay tutanağının içeriği ve dosya içeriğindeki belgeler ve bilirkişi raporu dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat hükmü verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Ancak;
Sanık hakkında her ne kadar 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılıktan ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı tek eylem olmasına rağmen, eylemin bölünerek, sanığın her iki suçtan ayrı ayrı beraatine karar verilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuş ve söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

B.Sanıklar ..., ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Hükme Yönelik

1.Sanık ...'in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.01.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin taraflara davetiye tebliğ edilip duruşma açılmak suretiyle karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Suç tarihinde, arazide terk edilmiş vaziyette bulunan sanık ... ... adına kayıtlı ... plakalı kamyonet araçta toplam 2.300 karton kaçak sigara ve 520 kg. kaçak çay, ayrıca sanık ... adına kayıtlı ... plakalı kamyonet araçta aynı marka toplam 1.500 kg. kaçak çayın ele geçirildiği olayda; sanık ... ...’in aşamalardaki savunmasında, sürücü belgesi bulunmadığı için suçta kullanılan ... plakalı aracı kardeşi suça sürüklenen çocuk ... ile bazen amcası sanık ...'in kullandığını, aracın evinin önünde park halindeyken çalındığını ancak şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuk ...'in aşamalarda değişmeyen savunmasında, söz konusu aracın olaydan önce çalındığını, aracı kendisinin kullandığını ancak suça konu eşyanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sanık ... aşamalardaki savunmalarında, söz konusu aracı sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın birlikte kullandıklarını, evleri yakın olduğu için birlikte misafirliğe gittikleri sırada aracın çalındığını öğrendiklerini beyan ederek, atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık ... ise aşamalardaki savunmasında, suça konu çayların ele geçirildiği ... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, evin önündeyken aracın çalındığını beyan ederek, atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında; sanık ...’in bildirdiği ... numaralı telefon hattı ile sanık ...’in bildirdiği ... numaralı telefon hattı ve suça sürüklenen çocuk ...'in bildirdiği ... numaralı mobil telefon hatlarına ait suç tarihinden bir gün öncesi ve bir gün sonrasındaki “sinyal bilgileri ile HTS kayıtlarının” getirtilerek, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun görüşme yapıp yapmadıklarının tespiti ile sonucuna göre sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de;

1.Dava konusu eşyaya ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasına getirtilerek, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri de göz önünde bulundurulmak suretiyle; hükümden sonra 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar ve suça sürüklenen çucuğun lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş,

2.Sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin suç tarihi itibarıyla kaçak sigaralar yönünden 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, kaçak çaylar yönünden ise aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçları oluşturacağı cihetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesinde düzenlenen "fikri içtima" hükümleri gereği her iki eylemin tek suç kapsamında olacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre özellikle ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı, suç konusunun önem ve değerine göre, cezaların şahsiliği ve uygulamada birliğin sağlanması bakımından, benzer olaylarla mukayese edildiğinde, daha çok miktarda kaçakçılık yapanlarla daha az miktarda kaçakçılık yapanlar arasında hakkaniyete uygun, adil bir ceza tayin edebilmek bakımından hükmedilen cezalarda teşdit uygulanarak hüküm kurulması gerekirken eksik ceza tayin edilerek hüküm kurulması,

4.Dava konusu kaçak çaylar hakkında 28.05.2014 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, çaylar tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

5.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Sanık ... ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/321 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık ... ...'in beraatine ilişkin paragrafındaki "...ayrı ayrı..." ibaresinin çıkartılması ve sair kısımların aynı kalması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B.Sanıklar ..., ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Hükümlere İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Şemdinli Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/321 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... müdafii, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... Güneş'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.