Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.01.2012 tarihli ve 2010/180 Esas, 2012/3 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına,

2. Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2016 tarihli ve 2015/618 Esas, 2016/266 Karar sayılı kararıyla, sanığın denetim süresi içerisinde, suç tarihi 02.02.2015 olan 1072 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

Sanığın temyiz sebepleri, hukuka aykırı verilen kararın kendisini ve ailesini mağdur edeceğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının hukuki sonuçlarını bilmediğine, pişmanlığının dikkate alınması gerektiğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

İhbar üzerine yürütülen tahkikat kapsamında sanığın, temyiz dışı sanıklarla birlikte fuhuşa aracılık ederek atılı suçu işlediği sanık savunması, mağdur beyanları, 29.12.2009 tarihli ihbar tutanağı, 31.12.2009 tarihli olay tespit tutanağı, tutanak mümzilerinin anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Sanık aşamalardaki savunması, mağdur beyanları, tutanak mümzilerinin anlatımları, 29.12.2009 tarihli ihbar tutanağı, 31.12.2009 tarihli olay tespit tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamıyla, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.