HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Siverek Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2015 tarihli iddianamesiyle, sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2.Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararıyla, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıklar ... ve ... hakkında aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin
birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 16.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında tayin olunan ceza miktarının fazla olduğuna ilişkindir.

B. Sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz istekleri; sanıkların üzerlerine atılı suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, somut delil bulunmadığına, suç işleme kastlarının olmadığına, telefon dinleme kayıtlarının tek başına delil sayılamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Dava konusu olay, sanıklar hakkında alınan iletişimin dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararına istinaden yapılan telefon dinlemelerinde 26.10.2014 tarihinde sanıklar ... ile ...'ün .........,plakalı ve sanık ...'in kiralamış olduğu ......., plakalı araçlarla Akçakale ilçesinden getirecekleri mermileri üçüncü şahıslara satmak için Siverek'ten birlikte hareket ettikleri,........, plakalı aracı kullanan sanık ...’in yolda Suruç ilçesinden ......., köyüne giderek diğer sanıkları beklediği, sanıkların ......köyünde buluştukları ve aynı saatte temyiz dışı sanık ........,'ın Akçakale ilçesi ......,köyündeki evine gittikleri, orada yaptıkları görüşme sonrası geri dönüş yolunda ......., plakalı aracı sanık ...'ün kullandığı ve bu aracın öncüsünün ise sanıklar ... ve ...’ün içerisinde bulundukları .......,plakalı aracın olduğu, kolluk güçleri tarafından öncü aracın geçmesinin ardından arkadan gelen sanık ...'ün kullandığı aracın uygulama noktasına 500 metre kala durup beklediğinin fark edilmesi üzerine aracın etrafı sarılarak araçta arama yapıldığı ve yapılan aramada beyaz renkli bir çuvalın içerisinden (810) sekiz yüz on adet uzun namlulu silahlarda kullanılmak üzere üretilmiş (kaleşnikof marka makinalı tüfeğe ait) 7.62 mm. çapında mermilerin ele geçirildiği iddiasına ilişkindir.

A. Tebliğname Yönünden;
Dosya kapsamında yer alan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

1. Dava dosyası kapsamında, 23.10.2014 tarihli D.İş Önleme Arama Kararı, 27.10.2014 tarihli araç arama tutanağı, yakalama ve el koyma tutanağı, 24.10.2014 tarihli araç kiralama sözleşmesi, Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nden alınan 20.11.2014 tarihli uzmanlık raporu, 27.10.2014 tarihli fiziki takip ve tespit tutanağı, 26.10.2014 tarihinde sanıklar ... ile ...'ün ve sanıklar ... ile ...'ün aralarında yaptıkları telefon görüşmelerinin kayda alındığı tutanaklar, sanık ... yakalandıktan sonra ise 28.10.2014 tarihinde temyiz dışı sanık ......., ile sanık ...'ün arasında geçen konuşmaların kayda alındığı tutanak, olay tarihinden önce 04.10.2014,19.10.2014 tarihlerinde ve olay tarihi olan 26.10.2014 tarihinde sanık ... ile temyiz dışı sanık .........,n arasında geçen görüşmelere ilişkin tutanaklar, sanıklar ... ile ...'ün 03.10.2014,08.10.2014,14.10.2014,17.10.2014,24.10.2014 tarihlerinde tanıklar ...., ...., ...., .... ile mermi ticaretine yönelik olduğu değerlendirilen konuşmalara ilişkin kayıtların yer aldığı tutanaklar mevcuttur.

2. Dosya kapsamında yer alan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ... ve ...'ün fikir ve eylem birliği içerisinde satmak amacıyla Siverek ilçesinden Akçakale de bulunan Nimet Köyünden temin ettikleri 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz suça konu mermileri sanık ... ...ün bulunduğu araçla Siverek ilçesine getirdikleri sırada kolluk güçleri tarafından yapılan uygulamada sanık ... ...ün suça konu mermilerle birlikte yakalandığı, sanıkların yol boyunca birbiri ile irtibatlı oldukları, olay tarihinden önce mermilerin satışı ile ilgili olarak üçüncü şahıslarla görüşmeler yaptıkları, yakalandıktan sonra da durumu mermileri temin ettikleri şahsa haber verdikleri anlaşılmakla, Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Suç tarihi, 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin onbirinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten önce olmakla;
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ''...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...'' ibaresinin ''...seri muhakeme usulü...'' yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması ve mağdurun kamu hukuku olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenlerle Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiileirnin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünün (c) bendinde açıklanan nedenle Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.