SUÇLAR: Dolandırıcılık, iftira

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında iftira suçundan verilen karar ile dolandırıcılık suçundan verilen sanığın temyiz talebinin reddine dair ek kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.10.2013 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında dolandırıcılık ve iftira suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık ve iftira suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, iftira suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede ise, sanık hakkında beraat kararı verilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “Temyiz edilemeyecek bir hüküm niteliğinde bulunduğundan reddine” karar verilmiştir.

1. Katılanın temyiz isteği; sanığın kendisine iftira attığına, ileri sürülen isnatlarla bir ilgisinin bulunmadığına, dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmediğine, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

2. Sanığın temyiz isteği, hükmün yeniden incelenerek lehine bir karar verilmesini talep ettiğine, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay; sanığın, kendisine borsada hesap açacağından bahisle hile ile kandırıp mağdur ...'ın parasını almak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği, bu eylemle ilgili savunmasının alınması sırasında ise, söz konusu işlemi katılan ...'ın sahibi olduğu şirket bünyesinde gerçekleştirdiğini ifade etmek suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında dolandırıcılık ve iftira suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden, sanığın yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine, iftira suçundan kurulan hüküm yönünden ise, mahkumiyete ilişkin kısımlar hükümden çıkartılarak yerine sanığın beraatine yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

A. Sanığın dolandırıcılık suçundan verilen ek karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sanığın ek karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

B. Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde
Sanığın aşamalardaki suçu inkara yönelik savunmalarına, mağdur beyanlarına, tüm dava dosyası kapsamındaki delillere ve yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında, eylemin savunma hakkı kapsamında kaldığından bahisle verilen beraat kararında isabetsizlik görülmediğinden, katılanın temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Sanığın dolandırıcılık suçundan verilen ek karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2019/2746 Esas, 2020/1955 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

B. Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan temyiz incelemesinde

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2019/2746 Esas, 2020/1955 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.