Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Alucra Asliye Ceza Mahkemesinin,18.05.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.03.2021 tarihli, 2016/283947 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1.Olay tarihinde polis ekiplerince sanığın sevk ve idaresindeki 41 .. 953 plakalı aracın durdurulduğu ve sanığın kendi kimlik bilgilerinin ve fotoğrafının bulunduğu sürücü belğesini kolluk kuvvetine ibraz ettiği POL-NET sistemi üzerinden yapılan sorgulamada şahsa ait sürücü belgesinin kayıtlarına rastlanılmadığı ve sürücü belgesinin sahte olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir.
3. Samsun Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece sanık savunmaları, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildirilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
1. Heyetimizce suça konu sürücü belgesi üzerinde yapılan inceleme ve gözlemde, fotoğraf üzerinde soğuk damga izinin bulunduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirlendiğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alucra Asliye Ceza Mahkemesinin,18.05.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.