KATILANLAR: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Mağdur ...'e karşı farklı zamanlarda birden çok kez bacaklarına, popusuna dokunması, yanaklarından öpmesi, iş yerinin üst katında bulunan tuvalette cinsel organını mağdurun poposuna sürterek boşalması şeklindeki eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Mağdur ...'e karşı eylemi nedeniyle kişiyi hürriyetinden alıkoyma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c. Katılan mağdur ...'e karşı farklı zamanlarda birden çok kez giyinik vaziyette eşyalarının üzerinde cinsel organına ve popusuna dokunması şeklindeki eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d. Mağdur ...'a karşı farklı zamanlarda birden çok kez bacaklarına dokunması, yanaklarından öpmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümleleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
e. Sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık müdafii, katılan mağdur ... vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edildiği, anlaşılmıştır.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mahkûmiyet kararlarının yerinde olmadığına, beyanların çelişkili olduğuna, sanığın atılı suçları işlemediğine, verilen kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Mağdur ...'in Temyiz İstemi
Cezanın alt sınırdan verilmesinin ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasının yerinde olmadığına, verilen kararların bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Alt sınırdan ceza verilmesine, takdiri indirim uygulanmasına, bazı suçlardan beraat kararı verilmesinin hukuka kanuna aykırı olmasına, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Müstehcenlik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğu müstehcen yayınları okumaya ve seyretmeye teşvik suçlarından; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii, katılan mağdur ... vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Mağdur ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Mağdur ... ve Katılan Mağdur ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde sanığın mağdur ... ve katılan mağdur ...'e yönelik eylemlerinin ani, kesintili ve süreli olarak gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde suç vasıflandırılmasına dair herhangi bir açıklama içermeyen gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 inci ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 308 inci maddesinin yedinci fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
D. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücreti Takdir Edilmesi Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin ve Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığı anlaşılmakla, vekalet ücretine hükmedilmesi, gerektiği yönündeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdur ... vekilinin, katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Mağdur ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 18.09.2018 tarihli ve 2018/2536 Esas, 2018/1391 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdur ... vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Mağdur ... ve Katılan Mağdur ...'e Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan mağdur ... vekili ve katılan Bakanlık vekilince temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin18.09.2018 tarihli ve 2018/2536 Esas, 2018/1391 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.