İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki komisyon kararına itirazen açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Kadastro çalışmaları sırasında Iğdır ili Tuzluca ilçesi ... köyü 230 parsel sayılı 17.000 m² yüzölçümlü, 232 parsel sayılı 26.600 m² yüzölçümlü, 237 parsel sayılı 9.000 m² yüzölçümlü ve 238 parsel sayılı 20.400 m² yüzölçümlü taşınmazlar tarla vasfı ile Hazine adına 1975 tarihinde tesbit edilmiş, şahıslar tarafından itiraz üzerine Kadastro Komisyonunun 13.09.2012 tarihli kararları ile itiraz kabul edilerek Hazine adına tespitlerin iptali ile davalılar adına tesbit edilmiştir.

Davacı Hazine vekili, asıl dava dilekçesi ve birleşen dosyalardaki dava dilekçelerinde dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, komisyon kararı ile bu taşınmazların davalılar adına tespit edildiğini, komisyon kararının iptali ile dava konusu taşınmazların hazine adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 232 parsel yönünden 1938 tarihli c: 45, sayfa: 56, no: 585 nolu tapu kaydının 3402 sayılı Kanun'un 20/B bendi uyarınca kaydın dört hudut ve mevkii itibariyle dava konusu taşınmazı kapsadığı, sınırların zeminde sabit ve genişletilmeye elverişli olmadığı, kaydın başka bir parsele revizyon görmediği gerekçesiyle taşınmazın komisyon kararı gibi ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 230 parsel yönünden 1938 tarihli c: 45, sayfa: 80, no: 67 nolu tapu kaydının üç sınırı itibariyle fiili zeminde mevcut olup güney hududu zeminde mevcut olmadığından gayri sabit hudut olarak kabul edilmiş ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20/B bendi uyarınca tapu kaydının 6.000 m2, parselin alanının ise 17.000 m2 olduğu olması nedeniyle sabit kabul edilen 231 parsel ile olan sınırından 6.000 m2 lik (A) ile gösterilen alanın dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığına gerekçesiyle tapu maliki ... mirasçıları adına tesciline, miktar fazlasına yönelik olarak ise komşu 231 parsele uygulanan kaydun hudut olarak kayıt maliki ...'ı okuduğu dikkate alındığından bu parselin 1938 yılı itibariyle ...'ın zilyetliğinde olduğu, ...'ın tespit tarihi itibariyle zilyetlik yasal şartlarını sağlamış olduğu kabul edilerek komisyon kararı gibi ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline 237 parsel yönünden kadastro tespitinde taşınmazın ham toprak niteliği ile hazine adına yazılmış olması, zirai rapordaki taşınmazın tarıma elverişli olmayan yapısına dair değerlendirme, mahalli bilirkişilerin bu taşınmazda Şirzat'ın zilyetliğinin bulunmadığına yönelik beyanları nazara alınarak taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerinde düzenlenmiş zilyetlik yasal şartlarının davalı ... lehine gerçekleşmediği ve komşu parsellerde mera bulunmadığından komisyon kararının iptali ile 3402 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca taşınmazın ham toprak vasfı ile maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, 238 parsel yönünden taşınmazın hali hazırda tarıma uygun olmadığı ve hali arazi niteliğinde olduğu tarım arazisine çevrilmesi her zaman mümkün olduğundan ve komşu parsellerde mera bulunmadığından komisyon kararının iptali ile 3402 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davacı Hazine vekili tarafından hakkında ret kararı verilen 230 ve 232 parseller yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.