Taraflar arasında kadastrodan önceki sebeplere dayalı açılan tapu iptal tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava, kadastrodan önceki sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Kahramanmaraş ili Merkez Kürtül Beldesi ... ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazın 261 ada 1 parsel adı altında yanlışlıkla davacının kardeşi ... adına tespit edildiğini, Hazinenin Kadastro Mahkemesine açtığı dava ile taşınmazın tespitinin iptal edilip orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiğini, taşınmazın davacının murisi ve sonrasında davacı tarafından 40 yılı aşkın zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığını, orman olmadığını belirterek taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, aksi halde kesinleşen orman tahdit hattı dışında olduğundan taşınmazın Hazine arazisi olduğunun kabulü ile Hazine adına tapuya tescili talepli dava açmıştır.
Yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; incelenen 1985,1999 ve 2008 yılı (hava) fotoğraflarında taşınmazın boş ve tarım yapılmayan alan olduğunun görüldüğünü, orman bilirkişi raporuna göre taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre orman olduğunu, orman toprağının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, taşınmazın imar ihya edildiğine dair tanık beyanına itibar edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "taşınmazın yörede 2010 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında davacının kardeşi adına tespit gördüğü, Hazine tarafından askı ilan süresi içerisinde Kadastro Mahkemesine taşınmazın orman olduğu iddiası ile tespite itiraz davası açıldığı, Kahramanmaraş Kadastro Mahkemesinin 2011/76-95 Esas Karar sayılı ilamı ile taşınmazın tespitinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve kararın 27.01.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmış, yapılan keşifteki incelemeye göre taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1 inci maddesine göre orman sayılan alanlardan olduğu tespit edilmiş, bunu sonucunda da yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiştir. Ormanların zilyetlikle iktisabı mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme ret kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla" istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından; taşınmazı davacının babasının yaklaşık 40 yıl boyunca tarım arazisi olarak kullandığı, vefatından sonra mirasçılarından davacının satın aldığı, hava fotoğraflarının sonbahar ve kış aylarında ve nadas zamanında alındığından arazinin bor görülmesinin normal olduğu, her yılın mayıs ayına ait fotoğraf incelense taşınmazın ekilip biçildiğinin görülebileceği, arazinin orman olmadığı tarım arazisi olduğu, yerel mahkemece tanık delillerinin yok sayıldığı, sadece orman bilirkişi raporuna itibar edildiği, verilen kararın usul ve Kanuna aykırı olduğu hususlarında bozulması talebiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.