T U T U K L U
MAKTUL: ...
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2022 tarihli ve 2021/193 Esas, 2022/137 Karar sayılı karar sayılı ile sanıklar hakkında maktule karşı kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1,53,58. maddeleri uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/627 Esas 2022/79 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten öldürme suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ve re'sen
istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca (yargılama giderleri yönünden) düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklar hakkında tasarlayarak öldürme suçundan karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, iştirak iradesi bulunmadığına, sanığın en fazla yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, suç vasfının hatalı olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1. İncelemeye konu olaydan önce sanık ...'ın amcasının engelli kalmasına neden olan yaralama olayında maktulün yargılanmış olması nedeniyle taraflar arasında husumet bulunduğu, olay günü sanık ...'ın yanında sanık ... da bulunmaktayken maktulün evinin önünden birkaç kez geçtikleri, sanık ...'ın ateş edeceğini söyleyerek ikametinin önünde gördüğü maktule, ikametine 17 metre uzaklıktan 5 el ateş ettiği, bu atışlar neticesinde maktulün bir adet isabet alması nedeniyle ölümün gerçekleştiği, sanık ...'ın atış esnasında araçta beklediği ve sanık ...'ın kullandığı araçla sanıkların olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık ...'ın yardımı ile sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, öldürme kararının ne zaman alındığı ve belli bir hazırlıkla eylem gerçekleştirdiklerinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli olduğu, atış sayısı ve maktuldeki isabet yeri, hedef alınan bölge, meydana gelen yaralanmanın ağırlığı nazara alındığında suç vasfının kasten öldürme olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanık ... hakkındaki hüküm yönünden bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Olayda kullanılan aracın sanık ...'a ait olduğu, ancak olay anı ve sonrası kaçış esnasında sanık ...'ın bu aracı kullandığı sabit olmakla, sanık ...'ın sonuca etkin icrai bir hareketinin olmadığı, olay öncesi maktulün ikametinin etrafında yapılan keşif esnasında sanık ...'ın yanında durup manevi destek vermek ve araba ile olay yerine gelerek kaçışını kolaylaştırdığı anlaşılmakla, yardım eden sıfatıyla 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine, iştirakin derecesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca fail sıfatıyla cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/627 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 20.09.2022 tarihli ve 2022/627 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ...'ın tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine bilgi amaçlı olarak, kararın bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2024 tarihinde karar verildi.