Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
A. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
C. 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna,
D. HTS kayıtlarının dosyaya getirtilmemesi ve parmak izi incelemesi yaptırılmaması nedenleriyle eksik inceleme yapıldığına,İlişkindir.
5237 sayılı TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanığın, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan Murat ve Mustafa'ya kısa da olsa birbirini takip eden, farklı zamanlarda uyuşturucu madde sattığı, bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir
isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanamayacağına ilişkin Üye ... ve Üye Dr. ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.09.2024 tarihinde karar verildi.
Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair ihbar üzerine olay yerine gidildiğinde, kolluk görevlilerince, haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ve sanığın yanından ayrıldıkları sırada görülerek durdurulan Murat ve Mustafa'nın üzerlerinde birer paket suça konu sentetik kannabinoidin ele geçirildiği olayda; adı geçenlerin soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında sanığın yanına giderek üzerlerinde ele geçen uyuşturucu maddeleri aynı anda sanıktan aldıklarını söylemeleri karşısında; sanığın Murat ve Mustafa'ya aynı zaman ve mekanda
uyuşturucu madde satma eyleminin bir bütün halinde tek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu, ortada zincirleme suçun tipikliğine uygun değişik zamanda işlenmiş suçun bulunmadığı, aynı anda birden fazla kişiye uyuşturucu madde satma eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği, bu itibarla sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığını düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 11.09.2024