HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durum bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
1) 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e maddesinde, Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılmasının “hukuka kesin aykırılık halleri” arasında düzenlendiği, her ne kadar sanığa zorunlu müdafi tayin edilmiş ise de; savunmanın bölünmezliği ilkesi de gözetilerek sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143 maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması nedeniyle de 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi tayini gerekmesi, savunmasının müdafii huzurunda alınması ve yine müdafinin hazır olduğu duruşmada karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak, sanığın savunması alınırken ve hüküm açıklanırken duruşmada müdafinin bulundurulmaması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık ...'ın bozma sonrasındaki yargılama aşamasında, şikâyetçinin zararını karşılandığının anlaşılması karşısında; birlikte işlenen suçlarda sanıklardan birisinin veya birkaçının iade veya tazmin yükümlülüğünü yerine getirmesi hâlinde, diğer suç ortaklarının bu yerine getirmeye karşı çıkmadıkları taktirde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanacakları hususu dikkate alınarak ve diğer sanık ...'in etkin pişmanlığa açıkça karşı duruş sergilemediği gözetilerek, sanık ... hakkında da hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.