SAYISI: 2022/İHK-26244
SAYISI: 2022/92856
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça zorunlu trafik sigortalı araç ile davacı idaresindeki aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.600,00 TL tazminatın tahsilini talep etmiş, talebini yargılama sırasında 51.341,23 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; kusuru ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulüne 50.741,23 TL sürekli iş göremezlik ve rapor ücreti 600 TL olarak toplam 51.341,23 TL tazminat bedelinin 07.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek başvuru sahibi ...'ya velayeten Niyazi ve Keziban Yaylı'ya ödenmesine karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvuran tarafından sunulan maluliyet raporunun, kanuna ve yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, müterafik kusur incelenerek tazminattan indirime karar verilmesi gerektiğini, kaza tarihinde geçerli olan genel şart kapsamında %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, adli tıp rapor ücretinin sigorta şirketine yükletilmesinin kabul edilemeyeceğini, hükmedilecek ise de, yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerektiğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, başvuran lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin, tam vekâlet ücretinin 1/5’ini aşamayacağını belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itiraza konu 18.04.2022 - K-2022/92856 sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararına karşı sigorta şirketi vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine, Uyuşmazlık Hakem Kararının 1. maddesinin; “Başvurunun kabulü ile, 50.741,23 TL sürekli iş göremezlik tazminat bedelinin, 07.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurum Türk Nippon Sigorta A.Ş’ den tahsil edilerek başvuru sahibi ...’ya velayeten Niyazi Ve Keziban Yaylı’ya ödenmesine,” şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebep ile İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 294-297 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ve 58 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi.
1.10.04.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Kısa kararda hükmedilmeyen bir yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmasının ya da hükmün gerekçe kısmında kabul edildiği belirtilen bir yükümlülüğün hüküm fıkrasında reddedilmiş olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek mümkün değildir.
Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK'nın 294-297. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HMK'nın 297/II maddesi; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından toplam 51.341.23 TL tazminata hükmedilmiş, davalı tarafça karara itiraz edilmesi üzerine itirazlar hususunda gerekçede açıkça değerlendirildiği üzere davalı itirazları kısmen kabul edilmiş olup rapor ücreti ve vekalet ücreti yönünden karar değiştirlmiştir ancak buna rağmen İtiraz Hakem Heyeti tarafından hüküm kurulurken " Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararına karşı sigorta şirketi vekilinin yapmış olduğu itirazın reddine şeklinde hüküm kurulmuş ardından ise kabul edilen itirazlar doğrultusunda hüküm ; Uyuşmazlık Hakem Kararının 1. maddesinin; “Başvurunun kabulü ile 50.741,23 TL sürekli iş göremezlik tazminat bedelinin, 07.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurum Türk Nippon Sigorta A.Ş’ den tahsil edilerek başvuru sahibi ...’ya velayeten Niyazi Ve Keziban Yaylı’ya ödenmesine,” şeklinde değiştirilmiş yine aynı şekilde vekalet ücreti bendi de davacı lehine maktu olarak düzeltilmiştir. Bu suretle hem kararın gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratıldığı hem de hüküm fıkrasının kendi içerisinde çelişkili olduğu aşikardır. Böylelikle kararın infazında tereddüt oluşturulduğu görülmektedir. Bu durum, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas-1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca, hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrası arasındaki çelişkinin giderildiği infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.