5237 sayılı TCK'nın 85/1,62,53/6,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanığın olay günü kullanmış olduğu çekiciyi tamir edildiği oto kademesinden çıkarırken sağ ön köşesinde araca yakın bir vaziyette durdukları için sürücü mahallinden görünmeyen önceden tanıdığı ve o ortamda olduklarını bildiği iki kişiye çarparak birinin ölümüne, diğerininde yaralamasına neden olduğu olayda; olayın olduğu yer, sanığın tamir esnasındaki ortam hakimiyeti, aracına binmeden önceki davranışları, meydana gelen zararın ağırlığı bir arada değerlendirildiğinde, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin kusur durumuna ve ceza uygulamasına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA 12.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Sanık ..., ölen ... ve mağdur ... aynı taşımacılık şirketince çalışmakta olup, olay günü kullandıkları araçların arızalarının giderilmesi için garajda bulundukları sırada arızası daha az olan sanığın aracının kademeye alınıp arızası giderildikten sonra sanığın direksiyona geçtiği, ölen ve mağdurun da çalışır halde bulunan sanığın aracının önünden dolanarak sağ ön kısmına geçip, bir başka aracın kademeye girmesi sırasında ona yardımcı oldukları sırada sanığın tırı hareket ettirmesi sonucu ölen ve yaralanan Mustafa'nın tırın sağ ön tekerinin altında kaldıkları,
mağdurun anlatımına göre de tır kabininin yüksek olup ölen ve mağdurun sağ aynadan daha ileride ve önde olmaları nedeniyle sanığın aynadan da onları görmesinin mümkün olmadığı, ancak aracı hareket ettirmeden önce sanığın kontrol yapması gerektiği göz önüne alındığında asli kusurlu olduğunun kabülünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; ölen ve mağdurun da aynı işi yapan deneyimli kişiler oldukları, hareket edeceğini bildikleri araca bu kadar yakın mesafede durarak olayda tali kusurlu oldukları gözetildiğinde sanığa tayin edilen hapis cezasının "olayın oluş biçimi, sanığın şahsi halleri dikkate alınarak" şeklindeki yetersiz ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile paraya çevrilmesine ilişkin talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşüne katılmamaktayım.