İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul 27.Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2018/321 Esas, 2019/214 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2019/1636 Esas, 2020/821 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.02.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;

1.Sanıktan elde edilen digital materyallerde örgüt ve lideri ile ilgili videoların bulunduğuna,

2.Bu şekilde örgüte üye olmak suçunu işlediğine,

3.Ayrıca, İstinaf aşamasında dosyaya gelen bilgi ve belgelerle birlikte sanığın hukuki durumunun etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilmesi gerekip gerekmediğine,

4.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında soruşturma başlatılması üzerine, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde Komser Yardımcısı olarak görev yapan sanığın, 15.06.2017 tarihinde Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğüne kendiliğinden gelerek soruşturma ve yargılama aşamasında faaliyetlerine ilişkin bilgiler vererek etkin pişmanlık hükümlerden yararlanma talebinde bulunduğunun anlaşıldığı; sanığın, soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık kapsamında bilgiler verdiği, ilk derece mahkemesince sanığın kendi katıldığı faaliyetlere ilişkin dosya kapsamıyla uyumlu ve samimi bilgiler verdiğinin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.06.2020 tarihli ve 2019/1636 Esas, 2020/821 Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2024 tarihinde karar verildi.