İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/228 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/1047 Esas, 2020/812 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun oy çokluğuyla esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.02.2022 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1.Örgütün emniyet mahrem yapılanmasında sanığın "EA" olarak kodlandığına ve örgüt toplantılarına katıldığına,
2.Bu şekilde örgüte üye olmak suçunu işlediğine,
3.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Örgütsel belge niteliğinde olan emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin veri inceleme raporunda sanığın EA şeklinde kodlandığı, tanık ...'in soruşturma aşamasında POMEM öğrencilerinden sorumlu olduğu öğrenciler arasında sanığın da bulunduğunu beyan ederek sanığı teşhis etmesi, veri inceleme raporunda vekili olduğu belirtilen ...'nun soruşturma aşamasında sanıkla aynı örgüt evinde kaldıklarını beyan etmiş olması karşısında ve aşamalarda etkin pişmanlık hükümleri kapsamında dahi herhangi bir beyanda bulunmayan sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine kararı verilmesi gerekirken dosya kapsamındaki delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2019/1047 Esas, 2020/812 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2024 tarihinde karar verildi.