Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın savunmalarında suça konu malzemeleri hastane dışarısına çıkarmadığını beyan etmiş ise de; yargılama süreçleri içerisinde şikâyetçi ...'ın tutarlı anlatımları, tanık ...'nun malzemeleri yükleyen aracın gittiğini gördüğünü beyan ettiği, 28.05.2015 tarihli şikâyetçi ... ile tanık ...'in imzalarının bulunduğu tutanakta sanığa hastaneden aldığı malzemeleri geri getirmesi ve getirmemesi hâlinde adlî mercilere suç duyurusunda bulunulacağının ihtar edildiğinin, bunun üzerine sanığın çalınan malzemeleri hastaneye getirerek hastane görevlisi tanık ...'e teslim ettiğinin belirtilmiş olduğu anlaşılmakla; suçun işlenerek sanığın malzemeler ile hastane dışına çıkması sonrası hastane personelinin sanığı arayıp suça konu eşyaların teslim edilmesini istemeleri üzerine suça konu eşyalar iade edildiğinde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.