Taraflar arasındaki kurum zararının tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın davalılar ... ve ... bakımından kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... bakımından reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.06.2010 tarih ve 46/33 sayılı inceleme raporunda, belediyece 01.01.2006-25.05.2010 tarihleri arasında satışı gerçekleştirilen otobüs bilet gelirlerinin bir kısmının belediye hesaplarına intikal ettirilmeyerek ve hatalı kapatma işlemleri yapılarak, belediye hesaplarına girdi gibi gösterilen otobüs bileti satış gelirinin 27.500,00 TL'lik kısmının ..., 4.500,00 TL'lik kısmının ..., 10.500,00 TL'lik kısmının ..., 15.000,00 TL'lik kısmının Recep Yavaş, 4.500,00 TL'lik kısmının ..., 25.250,00 TL'lik kısmının ..., 9.500,00 TL'lik kısmının ... üzerinde gözüktüğünü, biletçiler üzerinde gözüken ve belediye hesaplarına girişi sağlanmayan bilet satış gelirinin toplam tutarının 96.750,00 TL olduğunun tespit edildiğini, bu miktarın halen biletçiler üzerinde gözüktüğünün anlaşıldığını ve sorumluların davalıların tasarrufu altında kullanıldığı suçun ortaya çıkmaması için hatalı kayıt ve usulsüz kapatma işlemi yapıldığı davalıların eylemlerinin zimmet suçunu oluşturduğu sonucuna ulaşıldığını, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/16 esas, 2012/76 karar sayılı dosyasında karar verildiğini, Sarıköy Belediye Başkanlığının 01.01.2006-25.05.2010 tarihleri döneminde kullanılan ve satışı gerçekleştirilen otobüs bilet gelirlerinden belediye hesaplarına girişi sağlanmadığı için meydana gelen 96.750,00 TL zararın, zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın zamanaşımına uğradığını, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/16 esas sayılı dosyasının halen kesinleşmemiş olduğunu, dosyanın Yargıtay'da olduğunu, bu dosyada müvekkiline izaf edilecek bir zimmet suçundan bahsedilmediğini, müvekkilinin olay tarihlerinde Sarıköy Belediyesinde kamu görevlisi olarak yer almadığını, geçici işçi olarak bulunduğunu, zimmet suçu ile bir alakasının olmadığını, muhasebe müdüründen aldığı emir ve talimatları yerine getirdiğini, kendisine verilen işleri yapmış olduğunu, zarar ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, bir zarar doğmuş ise de bundan muhasebe müdürünün bizzat biletlerin üzerine zimmetli olduğu kişilerin yani diğer davalıların sorumlu olduğunu, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyasında bulunan ek bilirkişi raporunda da müvekkiline atfedilen bir zimmet miktarının belirtilmediğini, bunun kimlere ait olduğu ve kimler üzerinde görüldüğü rapor ile de açıkça tek tek miktarlarının belirtildiğini, bilirkişi raporu ile sorumluların tespit edildiğini, davanın öncelikle zamaşımı yönünden reddini, şayet bu itirazlar yerinde görülmez ise davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını bu yönden reddi gerektiğini, diğer davalı ...'in iddia edilen 96.750,00 TL'nin biletçilerin üzerinde olmasının mümkün olmadığı, bilet satışından elde edilen paranın ya kendilerine getirildiğini ya da makbuz kestirmek suretiyle belediyeye yatırıldığını açıkça beyan ettiğini, bu ifadenin müvekkillerinin üzerlerinde herhangi bir paranın olmadığını, bilet paralarının kuruma teslim edildiğinin açık ifadesi olduğunu, ayrıca dava konusu olaya ilişkin müvekilleri hakkında Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011/16 esas, 2012/76 karar sayılı dosyası ile açılan kamu davasında müveklillerinin üzerine atılı zimmet suçunu işlemedikleri anlaşıldığından beraatlerine karar verildiğini, müvekillerinin üzerlerinde bulunan biletlerin kapatma işlemini yapmadan yeni bilet almalarının mümkün olmadığını belirterek davalılar aleyhine açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle esasına girilmeksizin usulden reddini, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/12 esas 2012/76 karar sayılı dosyasının temyiz aşamasında olduğundan temyizden dönerek kesinleşmesinin beklenmesini, davacının iddia ettiği olayların 2006-2010 yılında gerçekleştiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, Sarıköy Belediye binasında veznede otobüs biletçisinden para tahsil edildiğinde biletçiye tahsilat makbuzu verildiğini onun da üst kata çıkarak ...'e verdiğini, tahsilat makbuzunun numarasını otobüs bileti zimmet defterine işleyenin ... olduğunu, biletçinin yatırdığı paranın hangi seri numarasının işlendiğine bakmamış olduğunu, biletçinin yatırdığı parayı bildiğini ve imzasını atarak makbuzun numarasına da dikkat etmediğini, otobüs bileti zimmet defterinde biletçilere kesilen tahsilat makbuzlarının numaralarının doğru yazılı olması halinde irsaliyelerle oynandığının ortaya çıkacağını, bu durumu biletçilerin fark edememiş olduğunu, Sarıköy Belediyesinin 2006 yılından bu yana banka hesapları ile irsaliyelerin toplamları incelendiğinde aynı rakamın tutacağını, ancak banka hesapları ile 2006 yılından bu yana biletlerin dip koçanlarındaki rakamların toplamının tutmayacağını çünkü büyük ihtimalle irsaliyeler ile oynandığını, yoksa biletçilerin irsaliyeler ile oynamasının mümkün olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, yeni bir bilirkişi raporu alınmasını, davacının dava dilekçesinde delil olarak sunduğu tahsildar irsaliyesi icmali Bandırma Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılamalar sırasında hiç incelenmediğini, davacı belediyenin bu evrakları mahkemeye vermediğini, bu evrakların incelendiğinde haklılıklarının anlaşılacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkında yapılan ceza yargılaması neticesinde verilen karar ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları denetime elverişli kabul edilerek; davanın davalılar ... ve ... bakımından kabulüne, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... bakımından reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İç İşleri Bakanlığı kontrolü tarafından yapılan denetim neticesinde düzenlenen 14.06.2010 tarih ve 46/33 sayılı inceleme raporunda detaylı olarak tespit edildiği üzere 27.500,00 TL kısmının davalı ..., 4.500,00 TL kısmının davalı ..., 10.500,00 TL kısmının davalı ..., 15.000,00 TL kısmının davalı Recep Yavaş, 4.500,00 TL kısmının davalı ..., 25.250,00 TL kısmının davalı ..., 9.500,00 TL kısmının davalı ... tarafından satışı gerçekleştirilen bilet gelirlerini usulüne uygun olarak belediye hesaplarına yatırmadığından müvekkil idarenin zarara uğratıldığı açık olup, yerel mahkeme tarafından davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında verilen davanın reddi kararı usul ve yasaya aykırı olup, istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması, tüm davalılar bakımından da davanın kabulü gerktiğini, bilet paralarının belediye hesaplarına yatırılmamasından ötürü davalıların sorumlu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... istinaf dilekçesinde; davanın zamanşımına uğradığını, kendisinin memur değil işçi olduğunu, kendisi hakkında zimmet suçunun oluşmadığını, diğer davalı bakımından zimmet suçundan ceza verildiğini, davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili dosyasının ek bilirkişi raporuna göre Belediyece 01.01.2006- 25.05.2010 tarihleri arasında satışı gerçekleştirilen otobüs bilet gelirlerinin belediye hesaplarına intikalinin sağlanmadığı otobüs bileti satışı geliri olan 96.750,00 TL'nin; 27.500,00 TL'lik kısmının ..., 4.500,00 TL'lik kısmının ..., 10.500,00 TL'lik kısmının ..., 15.000,00 TL'lik kısmının Recep Yavaş, 4.500,00 TL'lik kısmının ..., 25.250,00 TL'lik kısmının ..., 9.500,00 TL'lik kısmının ... üzerinde bulunduğu tespit edildiğini, bu raporda müvekkiline atfedilen bir zimmet miktarı belirtilmediği gibi bunun kimlere ait olduğu ve kimler üzerinde görüldüğü rapor ile de açıkça ve tek tek miktarlar ile belirtilerek tespit edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza mahkemesinin kabule esas adığı maddi vakıalar hukuk hakimini bağlayacağından, davalı ...'in istinaf isteminin reddine, davacının beraat nedeniyle haklarında davanın reddine karar verilen davalılara dair istinaf isteminin; davalıların uhdesinde davacı idareye ait bir para olmadığı, davalı ... ve ...'in işlediği sabit olan zimmet suçuna da bir iştiraklarının bulunmadığının sabit olması, öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere haklarında davanın reddedildiği bilet satış görevlisi davalıların sattıkları biletleri zimmet karşılığı teslim alıp, paralarını teslim etmeleri üzerine yeni bilet verildiği, ellerinde olan bilet paralarının uhdelerinde tutmalarının söz konusu olmadığının dosya kapsamından açıkça anlaşılması karşısında, haklarında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle; davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İçişleri Bakanlığı kontrolörü tarafından yapılan denetim neticesinde düzenlenen 14.06.2010 tarih ve 46/33 sayılı inceleme raporunda detaylı olarak davalıların sorumlu oldukları tutarın belirlendiğini ancak yapılan yargılama neticesinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine dair verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davacı idare hesaplarına intikal ettirilmeyen bilet satış bedellerinin haksız olarak uhdesinde tuttuğu ileri sürülen davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddeleri.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle olayla ilgili davalılar hakkında yapılan ceza yargılamasında verilen kararın kesinleşmiş olmasına ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli ve yeterli bulunmasına göre dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.