Ceza verilmesine yer olmadığına, koruma ve tedavi amaçlı güvenlik tedbiri uygulanmasına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde görevi kötüye kullanmaya iştirak suçunu oluşturacağı, bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 21.03.2011 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesinin birinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.